20 Nisan 2010 Salı

!!!!!!!!!!!!!!EN SEVGİLİ EY SEVGİLİ BİZ SENİ GÖRMEDEN SEVDİK!!!!!!




SEN YOKTUN…


HZ ÂDEM’DEYDİ NURUN


ÖNCE CENNETİ,


SONRA YERYÜZÜNÜ ŞEREFLENDİRDİN.


ÂDEM NURUNA AFFEDİLDİ


ARAFAT BU AFFA ŞÂHİTTİ






SEN YOKTUN


NUH’UN GEMİSİNDEYDİ NURUN…


DALGALAR YERYÜZÜNÜ BOĞARKEN


TAPRAĞIN BAĞRINDAKİ SU


GÖKYÜZÜYLE BULUŞURKEN


VE BU BİR İLAHİ AZAP DERKEN,


ALLAH NURUNU TAŞIDI BİNBİR SEBEPLE


TÛFAN, NURUNU SELAMLADI EDEPLE…






SEN YOKTUN…


HZ.İSMAİL’İN ALNINDAYDI NURUN


İBRAHİMÎ BİR DUA YÜKSELDİ KİMSESİZ ÇÖLLERDEN


“RABBİMİZ” DEDİ,


“ONLARA KENDİ İÇLERİNDEN


SENİN AYETLERİNİ OKUYACAK


KİTAP VE HİKMETİ ÖĞRETECEK ONLARA,


ONLARI TEMİZLEYECEK BİR ELÇİ GÖNDER,


AMİN DEDİ ON SEKİZ BİN ÂLEM


NURUNLA AYDINLANAN MİNİCİK ELLERİNİ SEMAYA KALDIRARAK


AMİN DEDİ İSMAİL.


HİRA NUR DAĞI AMİN DİYEREK AYAĞA KALKTI


MEDİNE’DEN ADI UHUD OLAN BİR AMİN YANKILANDI SEVR DAĞINDA.






SEN YOKTUN…


HZ.İSA “AHMED” DİYE MUŞTULADI SENİ


ALEMLERİN EFENDİSİ DİYE SANA SESLENDİ.


ARTIK BEN SİZİNLE ÇOK SÖYLEŞMEM, DEDİ HAVARİLERİNE..


ÇÜNKÜ BU ÂLEMİN REİSİ GELİYOR…


BEKLEYİN AHMED GELİYOR.


KAİNATA RAHMET GELİYOR.


HAVARİLERİN YÜZÜNÜ OKŞAYAN,


ÖLÜLERİ DİRİLTEN BİR NEFES OLDUN


AMA SEN YOKTUN…






SEN YOKTUN.


HZ. ABDULLAH’IN ALNINDAYDI NURUN


BAŞI EĞİK GEZERDİ MAZLUM


KUTEYLE GÖKLERDEN SENİ SORARDI


VARAKA SENİ ARARDI SEMADA


ANNELER KIZ ÇOCUKLARINI HEP AĞLAYARAK SEVDİLER.


AĞLAYARAK SÜSLEDİLER ÖLÜME…


AĞLAYARAK HADİ DAYINA GİDİYORSUN DEDİLER.


SEN YOKKEN,


CANLI CANLI TOPRAĞA GÖMÜLMENİN ADIYDI DAYIYA GİTMEK.


ANNE YÜREĞİNİN ÇILDIRTAN ÇARESİZLİĞİYDİ.


VE YAVRUSUNUN ÖLÜME GİDİŞİNİ SEYRETMESİYDİ…


EN SON ÇOCUK ATILIRKEN ÇUKURA


ANNESİNİN SURETİNDE BİR MELEK TUTTU ONU


VE TEBESSÜM EDEREK HİRA NUR DAĞINI GÖSTERDİ.


MELEKLER SÜSLÜYORDU HİRÂYI.


EFENDİSİNE HAZIRLANIYORDU CEBEL-İ NUR,


EFENDİSİNE HAZIRLANIYORDU MEKKE.


ÂLEM EFENDİSİNE HAZIRLANIYORDU


KAİNATIN GÖZÜ HZ. AMİNEDEYDİ.


TOPRAK YALVARIYORDU RABBİNE,


ALLAHIM GÖNDER ARTIK DİYORDU.


GEL DİYE AĞLIYORDU MAZLUMLAR, GÖZLERİ SEMADA


VE BİR GELİŞİN VARDI YA RASULALLAH,


BİR İNİŞİN VARDI YER YÜZÜNE…


ÖNÜNDE CEBRAİL!


ARDINDA YALIN KILIÇ MELEKLER!


YETİMLER EN HUZURLU GECEYİ GEÇİRDİ BELKİ DE


ÖKSÜZLER ANNELERİNE SARILDI DOYA DOYA.






SONRA BİR SESSİZLİK KAPLADI SEHER VAKTİNİ.


HERŞEY SUS PUS OLMUŞTU.


HADİ DİYORDU YILDIZLAR, HADİ DİYORDU AY!


KAİNAT BİR İSİM DUYMAK İSTİYORDU.


VE BİR SES YÜKSELDİ ÂMİNE’NİN EVİNDEN;


MUHAMMED!


KARANLIKLAR AYDINLIĞA BIRAKTI YERİNİ.


MUHAMMED!


MELEKLER ÖPTÜ O NURDAN ELLERİNİ.


MUHAMMED!


SENİ YARATAN ALLAH’A KURBÂNIZ EY DÜRRİ YEKTA!


SANA O ADI VEREN RAHMANA KURBANIZ






ARTIK SEN VARDIN


SUSUZ TOPRAKLARA RAHMET İNDİ SENİNLE


ANNENDEN SONRA ANNE HALİME SEVİNDİ SENİNLE


YAĞMURA MI İHTİYAÇ VAR?


KALDIR ŞEHADET PARMAĞINI,


YAĞMURLARI SALSIN ALLAH.


SONRA TUT AĞACIN YAPRAĞINI,


KÖKLERİNİ ÇIKARTTIRIP YANINDA YÜRÜTSÜN ALLAH.


YETERKİ SEN İSTE,


SEN İSTE YARASULALLAH


DEKİ BEN KİMİM?


DAĞLAR, TAŞLAR DİLE GELSİN,


DİLSİZ ÇOCUKLAR ELLERİNDEN TUTUP,


ENTE RASULULLAH DESİN.






SEN VARDIN


BEDİR KÂRDI,


UHUT DARDI


HENDEK YÂRDI.


YİĞİTLERİN VARDI.


ÖLMEK İÇİN YARIŞAN YİĞİTLER…


HELE BİR ENESİN VARDI SENİN.


ENES BİN MALİK…


UHUT’TA ÖLDÜĞÜNÜ DUYUNCA ARKADAŞLARINA,


NİYE BURADA OTURUYORSUNUZ DİYE SORMUŞTU.


ONLAR DA


“ALLAH’IN RASULÜ ÖLDÜRÜLMÜŞ DEYİNCE


ENES KÜKREMİŞ:


“ PEKİ O ÖLDÜKTEN SONRA YAŞAYIP DA NE YAPACAKSINIZ?


KALKIN VE O’NUN GİBİ ÖLÜN! DEMİŞTİ.


VE SAVAŞIN EN YOĞUN OLDUĞU YERDE ŞEHİT DÜŞMÜŞTÜ.


HEM DE NE ŞEHİT EY NEBİ!


VÜCUDU YARALARDAN TANINMAZ HALDEYDİ.


KIZKARDEŞİ ANCAK PARMAKLARINDAN TANIDI ONU…






MUSAB BİN UMEYR’İN VARDI SENİN.


UHUT’TA SANCAĞINI TAŞIYAN.


ÖYLE BİR AŞKLA SANA BAĞLIYDI Kİ


ALLAH O GÜN MELEKLERİ MUSAB’IN SURETİNDE İNDİRDİ.






EBU HUREYREN VARDI…


ACIKINCA MESCİDİN ÖNÜNDE DURUR SANA BAKARDI.


SEN ANLARDIN,


YA EBÂHİR GEL! DERDİN.






VE SEN GİTTİN…


BİR GİDİŞLE GİTTİN


ARDINDA HÜZNÜN KALDI.


HASRETİN KALDI GÖKLERDE.


BİLAL EZAN OKUYAMAZ OLDU


NE ZAMAN TEŞEBBÜS ETSE


MUHAMMED RASULULLAH DEMEYE


DİZLERİ ÜSTÜNE ÇÖKER, KENDİNDEN GEÇERDİ.






SONRA GÜNLER AY,


AYLAR YIL OLDU.


VE ASIRLAR OLDU


SENSİZLİĞE AÇTIK GÖZLERİMİZİ.


AMA SEN BIRAKMAZSIN BİZİ.


SEN VARSIN EY ŞEHİTLERİN SULTANI


SEN VARSIN!


BİR ŞEHİT BİLE ÖLMEZKEN


SANA NASIL YOK DERİZ.


EBUTALİP ŞAMA GİDERKEN DEVESİNİN ÖNÜNE GEÇİP


BENİ BURDA KİME BIRAKIP GİDİYORSUN DEMİŞTİN.


NE ANAM VAR NE BABAM…


EBUTALİP BIRAKMAMIŞTI BU YÜZDEN .






SENSİZLİĞİN IZDIRABIYLA İNLEYEN ÜMMETİNİ KİME BIRAKIP GİDİYORSUN YA RASÛLALLAH!


BIRAKMA BİZİ Kİ; ALLAH;


SEN ONLARIN İÇİNDEYKEN ONLARA AZAB EDECEK DEĞİLİZ BUYURUYOR.


BIRAKMA BİZİ!


HAYATI SENİNLE ÖĞRETTİ RAHMAN.


KULLUĞU SENİNLE TANIDIK.


DUAYI SENDEN ÖĞRENDİK SEVGİLİ!


HZ ÖMER UMRE İÇİN SENDEN İZİN İSTEYİNCE,


“KARDEŞCİK” DEDİN ONA,


KARDEŞCİK, DUANDA BANA DA YER AYIRIR MISIN?


BİZLER ÖMER DEĞİLİZ AMA


BÜTÜN DUALARIMIZ SENİN İÇİN






EY RABBİMİZ!


RASULÜNÜ ANIŞIMIZDAN HABERDAR ET!


O’NA BİNLER SALAT, BİNLER SELAM!


HABİBİNE MAKAM-I MAHMUT’U VER


O’NA VESİLEYİ LUTFET.


O’NU REFİK-İ ÂLÂYA YÜKSELT


BİZİ DE AFFET


O’NUN HATRINA AFFET


ZATININ HATRINA AFFET


19 Nisan 2010 Pazartesi

ET SUYUNDA BEZELYE









KUTLU DOĞUM
Bu hafta içerisinde bol bol salavat-ı şerifeler getirilerek Peygamberimiz'i (s.a.) daha fazla hatırlayabiliriz. Peygamberimizi ne kadar tanıyoruz O'un güzel ahlakını ne kadar örnek alabiliyoruz ve getirdiği dinin güzelliklerini çevremize ne kadar anlatabiliyoruz. Onun mirasına ne kadar sahip çıkabiliyoruz. Bu konularda kafa yorup durumumuzu gözden geçirebiliriz. Bu hafta içerisinde en azından Peygamberimiz'in hayatını okuyup başkalarına da okutmaya çalışabiliriz.














MALZEMELER

2 SU BARDAĞI BEZELYE
1 ADET PATATES
2 ADET HAVUÇ
1 ADET SOĞAN
1 SAP TAZE SARMISAK
3 YEMEK KAŞIĞI SIVIYAĞ
1 YEMEK KAŞIĞI SALÇA
2 SU BARDAĞI ET SUYU
TUZ
YARIM ÇAY KAŞIĞI KARIŞIK BAHARAT
2 SU BARDAĞI SICAK SU


HAZIRLANIŞI

SOĞAN İSTENİLEN ŞEKİLDE DOĞRANIP YAĞDA KAVURULUR.SOĞANIN ÜZERİNE SALÇA EKLENİP EZİLEREK Bİ KAÇ DK KAVRULUR ÜZERİNE KÜÇÜK KÜÇÜK DOĞRANMIŞ SARMISAK PATATESVE HAVUÇ EKLENİR.BEZELYELERDE TENCEREYE ALINIR VE 5 DK KARIŞTIRILARAK SOTELENİR.
ÜZERİNE İKİ SU BARDAĞI ET SUYU EKLENEREK KAYNAMAYA BIRAKILIR.KAYNADIKTAN SONRA 2 SU BARDAĞI DAHA KAYNAR SU EKLENİP KISIK ATEŞTE 15 20 DK PİŞİRİLİR.ALTINI KAPATTIKTAN SONRA BAHARAT VE TUZ EKLENİR KARIŞTIRILIR.AFİYET OLSUN.



17 Nisan 2010 Cumartesi

BAKLAVA BÖREK

TuzBİBER Yemek Tarifleri Etkinliği " Börekler "  etkinliğine gönderiyorum.









MALZEMELER


1su bardağı süt
1 su bardağı sıvı yağ
2 yumurta 
1 paket kabartma tozu
Tuz
alabildiğince un


AÇMAK İÇİN
mısır nişastası

İç Malzemesi
peynir maydonoz


ÜZERİ İÇİN
200 gr margarin

2 su bardağı soğuk su

HAZIRLANIŞI

1su bardağı süt 1 su bardağı sıvı yağ 2 yumurta 1 paket kabartma tozu Tuz karıştırılır un yavaş yavaş alınarak kulak memesi yumuşaklığında hamur yapılır.
1 saat dinlendirilir.ceviz büyüklüğünde 80 tane beze alınır.Mısır nişastasıyla pasta tabağı büyüklüğünde açılır.40 tanesi açılır üstüste bırakılır.Bol nişastayla açabildiğimiz kadar ince açılır.Tespiye koyulur üzerine peynirli harçtan bolca serpilir.
diğer 40 lı gurupta aynı şekilde şekilde açılıp peynirli harcın üzeri kapatılır.
İstenilen şekilde dilimlenip.Eritilmiş margarin böreğin her tarafına dökülür.180 derece pişirilir
Kızarmaya başlayınca 2 su bardağı soğuk su döküyoruz böreğin üzerine.Suyunu çekene kadar  pişirmeye devam ediyoruz.

afiyet olsun..

16 Nisan 2010 Cuma

C U M A M I Z M Ü B A R E K O L S U N!!!!!!!!!








SALAVAT-I ŞERİFE GETİRMENİN FAZİLETİ HAKKINDA HADİS-İ ŞERİFLER



Allah Resulü(s.a.v.) buyuruyor:

• “Dua ile sema arasında bir engel vardır.Üzerime salavat getirilince engel açılır, DUA YERİNE ULAŞIR.”

• “Üzerime bir günde bin defa salavat getiren kimseye cennetteki makamı gösterilmedikçe ölmez.”

• “Bana en yakın olanlar, üzerime en çok salavat getirenler olacaktır.”

• “Her kim, farz namazını kıldıktan sonra bana on defa salevat okursa, Allah Teala, onun namazını kabul buyurur. Onun bu namazını Adem’e secde eden meleklerden daha üstün meleklerin makamı olan İlliyyine ulaştırır.O makamdan bir melek şöyle seslenir:

-Artık dileğin neyse dile, her dileğin yerine getirilecektir.”

• Vefatımdan sonra sizden kim bana selam gönderirse Cebrail(a.s.) gelir ve bana şöyle der:

-Ya Muhammed! Ümmetimden falan kimsenin sana selamı var.Bana karşılık ben şöyle selam alırım:

-Benden de ona selam olsun.Ayrıca onun için Allah’tan rahmet ve bereket diliyorum.”

• “Kim altından kalkamayacağı güç bir işle karşı karşıya gelirse, üzerime çok çok salavatı şerife getirsin.Çünkü Allahü Teala, üzerime getirilen salavat-ı şerife sebebi ile onun sıkıntılarını, kederlerini giderir, rızkını çoğaltır, Allah’ın yardımı ile muradına nail olur.”

• “Kıyamet gününde, katımda insanların en değerlisi, bana en çok salatü selam getirenlerdir.”

Allah Resulü(s.a.v.) buyuruyor:

• “İsmimi duyunca salavat getirmeyen insanların en cimrisidir.”

• “Adımı duyunca salavat getirmeyen, insanların en acizidir.”

• “Üzerime salavat getirmeden dağılan bir topluluk pişman olacaklardır.”

• “Adımı duyunca salavat getirmeyen, insanların en acizidir.”

• “Üzerime salavat getirmeden dağılan bir topluluk pişman olacaklardır.”

• “Adımı duyunca salavat getirmeyen, yüzü koyun sürünsün.”

• “Üç kişi yüzümü göremeyecektir.Ana babasına isyan eden, sünnetimi terk eden, üzerime salavat getirmeyen.”

• “Adımı işitip te salavat getirmeyen, sonu mutsuz kimsesizdir.”

• “Cuma günü ve geceleri üzerime yüz defa salavat getirenin Allah Teala otuzu dünyaya, yetmişi ahirete ait olmak üzere yüz hacetini kabul eder.”

• “Sırat üzerinde kalmış hurma yaprağı gibi tirtir titreyen bir adam gördüm. O anda üzerime getirdiği salavat-ı şerife gelip bu durumdan onu kurtardı.”

• “Meclislerinizi salavat ile süsleyiniz.”

• “Cuma günü üzerime seksen defa salavat getirenin seksen senelik günahı affolunur.”

• “Karşılaşan iki mü’min salavat getirerek musafaha ederlerse, geçmiş ve gelecek günahları bağışlanır.”

• “Üzerime yüz defa salavat getirene, Allah(c.c.) bin defa rahmet nazarı ile bakar.İştiyakla daha fazla getiren için kıyamet gününde şefaat ve şahitlik ederim.”

• “Üzerime salavat getirirseniz, Allah ta sizin üzerinize salavat getirir.”

• “Cuma günü kim bana seksen kere salat getirirse seksen yıllık günahı bağışlanır.Kim de günde beş yüz defa bana salavat getirirse asla kimseye muhtaç olmaz.”

• “Muhammed isminin anıldığı yerde, işten kimse hemen kendine gelip baş parmağı ile yanındaki parmağını gözlerine sürüp üzerinde gezdirirse, artık o kimse hiç göz ağrısı görmez, onun gözlerine zarar gelmez.”

• “Eğer kalplerin öldüğü gün kalbinin ölmesini istemiyorsan, bir günde on defa şu ilahi isimleri oku: “Ya Hayyu ya Kayyum” Sonra hiç yorulmadan bana her gün salavat getir.”

Allah Teala buyuruyor:

-Ey Muhammed’im! Arş-ı A’la’dan yedi kat yerin altına kadar bütün mülkümü sana feda ettim.Onların hepsi benim rızamı istiyorlar.”

Hazreti Aişe(r.anha) validemiz şöyle buyuruyorlar:

“-Bir hacet gidermenin anahtarı, hacet arz etmeden önce sunulan hediyedir.” Sözlerine devam ederek: “Allah’a hamd ü senada bulunarak O’nun rızasını almış oluruz. Efendimiz(s.a.v)’e salat ve selamda bulunursak o hacetin gerçekleşmesinde, Allah katında bizlere şefaat ve yardımını sağlamış oluruz. Zira Hakk Teala Kitabı’nda şöyle buyururyor:

“Allah’a yaklaşmak için vesileler arayın.”

Salavat getirmenin fazileti hakkında İmam-ı Şarani Hazretleri şöyle buyuruyorlar:

“-Büyük veli Aliyyül Havass’ın şöyle konuştuğunu duymuştum”: “Allah’tan bir şey isteyeceğiniz zaman,Allah Resulü(s.a.v.)’in adıyla o şeyi isteyiniz ve şöyle dua ediniz”: “Ey Allah’ım! Sevgili Peygamber’in Muhammed Mustafa(s.a.v.) hürmetine senden şunu isterim.” Şeklinde dileğinizi arz ediniz. Çünkü Allah’ın bir meleği vardır ki, bu isteğinizi anında Efendimiz (s.a.v.)’e bildirir ve O’na: “Filanca kişi, şu haceti için senin Allah katında aracı olmanı istemektedir.” der. Hazreti Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in dua ve istekleri Allah Teala tarafından geri çevrilmez.”

Peygamber (s.a.v.)’e salat getirmek, aynı zamanda cennette onunla buluşup sohbet etmeyi sağlar.

Şeytan çok ibadetlere el uzatır, lakin salavatı şerifeye el uzatamaz. Çünkü Ruhaniyet-i Peygamberi, salavat-ı şerife getirilen yerde bulunur.

Hazreti Peygamber’in feyz ve ruhaniyetinden istifade etmek için mübarek salavat-ı şerifeler iştiyakla çokça okunmalıdır.Emeği az,derecesi çok yücedir

15 Nisan 2010 Perşembe

KOKOSTARIN SÜSLÜ VERSİYONU:)



Kıtmirinim, Elimde bir gül ile geldim kapına.




Adın Gül Muhammed(sav),

Gül, aşkının adı; gül, özleminin adı;gül, kokunun adı ve şimdi her diken sensizliğin matemi. Elimde bir gül ile geldim kapına, yüreğimde Sen diye büyüttüğüm.Bilirim ki çevirmezsin kapından layık olmasam da. Tüm kainatın hasretini getirdim bir gül ile. Güle gül ile g...eldim. Peygamberim cananım! Yüklendim bütün dünyamı,pak ikliminde arındırmak muradım…Bütün Gözler RESULULLAH'(Aleyhissalatü Vesselam)'ı Görsün... Bütün Gönüller ''O''(Aleyhissalatü Vesselam)'nu Duysun... Bütün Gözler ''O''(Aleyhissalatü Vesselam)'nun İçin Aksın... Bütün Kalpler MUHAMMED (SallAllahu Aleyhi ve Sellem) Diye Atsın... Bütün Yürekler ''O''(Aleyhissalatü Vesselam)'nun Sevgisiyle Yansın.... Es Salatu Vesselamu Aleyke Ya Resulullah... Es Salatu Vesselamu Aleyke ve HabibAllah... Es Salatu Vesselamu Aleyke Ya Seyyidel Evveline Vel Ahirin....




MALZEMELER

1 PAKET ODA ISISNDA MARGARİN
1 ÇAY BARDAĞI SIVI YAĞ
1 SU BARDAĞI ŞEKER
1 YUMURTA
YARIM SU BARDAĞI UN HALİNE GETİRİLMİŞ FINDIK
1 PAKET VANİLYA
1 PAKET KABARTMA TOZU
ALABİLDİĞİNCE UN

İÇ MALZEMELER
HİNDİSTAN CEVİZİ FINDIK RENKLİ PASTA SÜSÜ DAMLA ÇİKOLATA


HAZIRLANIŞI

MARGARİN SIVI YAĞ ŞEKER KABARTMA TOZU VANİLYA ÇEKİLMİŞ FINDIK İYİCE KARIŞTIRILIR.UN AZAR AZAR ALINARAK YOĞRULUR.
CEVİZDEN BÜYÜK BEZELER ALINIP HAMURUN ORTASINA HAFİF BASTIRARAK İNCELTİLİR.İÇİNE HİNDİSTAN CEVİZİ FINDIK PARÇALARI DAMLA ÇİKOLATA PASTA SÜSÜ YETERİ KADAR KOYULUR VE YUVARLAK ŞEKİLDE KAPATILIR.
KAPATMA KISMI ZAHMETLİ AMA DEĞİYOR:)
ÜZERLERİNE PASTA SÜSLERİNDEN SERPİLİR.TEPSİYE DİZİLİR.
 170 DERECEDE 25 DK PİŞİRİLİR.
AFİYET OLSUN.






http://porselendemlik.blogcu.com





http://gelibolu17.blogspot.com



tarafından hazırlanmış olan



58.PORSELEN DEMLİK ÇAY SAATİ ETKİNLİĞİ'NE



15 NİSAN 2010-29 NİSAN 2010



TARİHLERİ ARASINDA



http://japoncekirdegi.blogspot.com/ arkadaşıma yolluyor kolaylıklar diliyorum.




14 Nisan 2010 Çarşamba

PEYNİRLİ POĞAÇA


Bir Söz


Günah işlememek suretiyle kendinizi yer yüzünün aleyhinize yapacağı tanıklıktan koruyunuz. Çünkü o sizin annenizdir. Kişi orada hayır ve şer hiçbir şey işleyemez ki, yeryüzü kıyamet gününde üzerinde işlenen o eylemi haber vermesin.


[Hadis-i Şerif ( Taberani )]






MALZEMLER
1 SU BARDAĞI ILIK SÜT
YARIM SU BARDAĞI ZEYTİNYAĞI
1 PAKET YAŞ MAYA
1 YEMEK KAŞIĞI ŞEKER
1 TATLI KAŞIĞI TUZ
ALABİLDİĞİNCE UN

İÇ HARCI İÇİN
İSTENİLEN TÜRDE PEYNİR
MAYDONOZ
YUMURTA AKI

ÜZERİ İÇİN
YUMURTA SARISI
ÇÖREK OTU
1 YEMEK KAŞIĞI SIVI YAĞ


HAZIRLANIŞI
SÜT YAĞ MAYA ŞEKER İYİCE KARIŞTIRILIR.MAYA ERİTİLİR
TUZLA UN EKLENİP YAVAŞ YAVAŞ İLAVE EDİLEREK YUMUŞAK ELE YAPIŞMAYAN BİR HAMUR ELDE EDİLİR.
HAMURUN ÜZERİ HAVA ALMAYACAK ŞEKİLDE KAPATILIR.1 SAAT DİNLENDİRİLİR.
DİNLENEN HAMURDAN MANDALİNA BÜYÜKLÜĞÜNDE BEZELER ALINIP İÇİNE (YUMURTA AKI PEYNİR MAYDONOZ KARIŞTIRILIR) PEYNİRLİ HARÇTAN KOYULUR YUVARLAK ŞEKİLDE KAPATILIR.KAPANAN TARAF ALTA GELECEK ŞEKİLDE TEPSİYE YERLEŞTİRİLİR.
30 DK ODA ISISINDA BEKLTİLİR.
YUMURTA SARISI BİR YEMEK KAŞIĞI SIVI YAĞLA KARIŞTIRILIR.POĞAÇALARIN ÜZERİNE SÜRÜLÜR ÇÖREK OTU SERPİLİR.
150 DERECEDE YAVAŞ YAVAŞ PİŞİRİLİR.
PİŞTİKTEN SONRA BİR KABIN İÇİNE ALINIR VE POŞETLE POĞAÇALARIN ÜZERİ KAPATILIP DİNLENDİRİLİR.
AFİYET OLSUN...


ÇOK LEZZETLİ POFUDUK POĞAÇALAR HERKES TARAFINDAN AFİYETLE YENİR YAPAN KİŞİ DİYETTE OLDUĞU İÇİN VE BİR TANEYLE DOYAMADIĞI İÇİN YİYEMEZ:)

13 Nisan 2010 Salı

PROFİTEROL

PROFİTEROLÜ BİRDE BÖYLE DENEYİN ŞİDDETLE TAVSİYE EDİYORUM:)




"Daima güleryüzlüydü. Yumuşak huyluydu. Esirgemesi, bağışlaması boldu. Katı kalbli değildi. Kimseyle çekişmezdi. Kimseye bağırıp çağırmaz, kötü söz söylemezdi. Kimseyi ayıplamazdı. Pinti ve cimri değildi. Hoşlanmadığı şeye göz yumardı. Umanı umutsuzluğa düşürmezdi. Birşey hakkındaki hoşnutsuzluğunu açığa vurmazdı. Hiç kimseyi ne yüzüne karşı, ne de arkasından kınamaz, ayıplamazdı. Hiç kimsenin ayıp ve kusurunu araştırmazdı. Hiç kimseye hakkında sevaplı ve hayırlı olmayan sözü söylemezdi. Hilim ve sabrı kendisinde toplamıştı. Hiçbir şey kendisini kızdırmazdı."









PROFİTEROL ÇOK SIK YAPTIĞIM BİR LEZZET. HER YAPTIĞIMDA FARKLI ŞEKİLDE DENERİM.

BU HAFTASONU  MERSİNDE OKUMA YARIŞI VAR . YARIŞMA GÜNÜNE KADAR DA SEMİNERLER TİYATROLAR VE KERMES VAR.
KERMES İÇİN BİŞEYLER YAPMAMI İSTEDİLER.
BENDE KIRMADIM PROFİTEROL YAPTIM. BUGÜN KISMET OLURSA GÖTÜRÜP BIRAKACAM.UMARIM BEĞENİRLER...




Malzemeler


1,5 su bardağı su

100 gr margarin

1 su bardağı un

5 yumurta (yumurtaları eksiltip fazlaştırabilirsiniz)

yarım su bardağı un halinde çekilmiş fındık(3 kez kavurdum sonra robotta çektim)

biraz tuz ve şeker



Kreması için

3 su bardağı süt

3 çay bardağı şeker

1,5 çay bardağı un

2 tatlı kaşığı mısır nişastası

1 su bardağı iri çekilmiş fındık

1 su bardağı damla çikolata

2 adet muz
1 paket vanilya

1 tatlı kaşığı margarin

1 yumurta sarısı





Üst için hazır

2 su bardağı süt

2 çay bardağı şeker

3 yemek kaşığı kakao

2 yemek kaşığı un

1 tatlı kaşığı mısır nişastası

50 gr çikolata

1 pakat vanilya

1 çay kaşığı margarin

1 yumurta akı





Profiterol Hamurunun Yapımı;



Küçük bir tencereye suyu koyup ve kaynattım.

su kaynayınca margarini ekleyip ve erittim.

Margarin eriyince un, tuz ve şekeri ekleyip ve çırpma teli hızlıca karıştırıım.. Sulu bir hamur kıvamında olan karışım kaynayınca (göz göz olunca) altını kapatıp, 5-10 dk. ılıttım.ılıdıktan sonra çektiğim fındıkları ekledim karıştırdım.ardından yumurtaları tek tek ekledim. Her bir yumurtayı ekledikten sonra mikserle iyice çırptım. .

Tepsiye yağlı kağıt serdim.Karışımdan 1 tatlı kaşığı aralarında boşluk bırakarak tepsiye dizdim.

önceden ısıtılmış 200 derecelik fırında kapağını açmamak suretiyle 25 dk pişirdim sonra fırının ısısını düşürüp 15 dk daha pişirip fırını kapattım. 15 20 dk da fırının içinde beklettim tabi yine fırının kapağını açmadım.





İç kremasının yapımı

vanilya  margarin  muz fındık hariç tüm malzemleri sürekli karıştırarak pişirdim.Altını kapattıktan sonra diğer malzemleride  ekleyip karıştırdım.mikserle 10 dk çırptım.ılıdıktan sonra buzdolabına bıraktım.iyice soğuduktan sonra damla çikolatalarıda ekleyip karıştırdım.

Çikolata sosunun yapımı;

vanilya margarin çikolata ve yumurta akı hariç tüm malzemeyi karıştırıp pişirdim.Altını kapatıp vanilya margarin çikolta ve yumurta akını ekleyip mikserle iyice çırptım.ılıdıktan sonra buzdolabına kaldırdım.sürekli karıştırdım kabuk bağlamaması için.

Hamur piştikten sonra buzlukta bir gece beklettim.daha doğrusu iç kremayı da sosuda bir gece beklettim.
hamurlar bekleyince mis gibi fındık koktu.
iç kreması da muz fındık ve vanilya sayesinde harika kokuyordu.
sosu zaten çikolata kokuyor mis gibiii...

hamurları ikiye kesip iç kremadan tatlı kaşığıyla doldurdum.üzerlerine bolca çikolata sosu döktüm.

kremayı doldurmadan önce yine mikserle 5 dk kadar karıştırdım.
sosuda aynı şekilde karıştırdım..



afiyet olsun......



orjinal tarifi HÜNERLİ BAYAN bulabilirsiniz..

12 Nisan 2010 Pazartesi

BİR ERKEN BİR GEÇ DOĞUM GÜNÜ KUTLAMASI:)

CUMARTESİ PAZARIM OLDUKÇA YOĞUN GEÇTİ.
GEÇTİĞİMİZ HAFTA EMOŞUMUN(AMCAMIN TORUNU) DOĞUM  GÜNÜYDÜ.BABASI RAHATSIZ OLDUĞU İÇİN KUTLAMA YAPILAMADI..
BİR KAÇ GÜN SONRADA TUBAMIN(AMCAMIN KIZI) DOĞUM GÜNÜ.
O YÜZDEN  BU HAFTA SONU BİZDE İKİSİ İÇİNDE SÜPRİZ DOĞUM GÜNÜ HAZIRLADIM.
İKİSİ DEÇOK MUTLU OLDU. NE MUTLU BANA:)))
DOĞUM GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN..... SİZLERİ SEVİYORUM...

HAZIRLIKLARA HER ZAMAN OLDUĞU GİBİ GÜNLER ÖNCESİNDEN BAŞLADIM.
NEDEN BİLMİYORUM AMA MİSAFİRİN GELECEĞİNİ GÜNLER ÖNCESİNDEN ÖĞRENMİŞSEM HAZIRLIKLARA HEMEN BAŞLARIM.
ZATEN NE YAPSAM DÜŞÜNCESİ EN AZ İKİ GÜN SÜRER:)

MENÜ DE NELER Mİ VARDI?


AKŞAM YEMEĞİNDE EN SEVDİĞİM YEMEK YOĞURTLU PATATES





YOĞURTLU KARALAHANA



YEŞİL SALATA



HAVUÇ KAVURMASI



NOHUT SALATASI DA VARDI AMA FOTO ÇEKİLMEDEN TÜKENDİ:(




BOL FINDIKLI BOL ÇİKOLATALI PASTA..


YİNE BOL ÇİKOLATA SOSLU ÇİLEK







ÇİLEKLİ MUFFİN




PUDİNGLİ KEK




ELMALI DİLİMLER VE FINDIKLI SARMA KURABİYE



BAHARATLI ÇUKUKLAR







ISPANAKLI  BÖREKÇİK


SODALI POĞAÇA




İYİ Kİ DOĞMUŞSUNUZ CANLARIM SİZLERİ ÇOK SEVİYORUM...
SAYENİZDE HAFTASONUM YORUCU:)))) AMA GÜZEL GEÇTİ......





9 Nisan 2010 Cuma

YOĞURT TATLISI










bu tatlıyı geçen yaz oldukça sık yapardım.
yaz için ideal bir tatlı bence çok hafif ve lezzetli..


YİNE HÜNERLİ BAYAN MÜGE HANIMDA GÖRÜP YAPTIĞIM BİR TATLI

MALZEMELER
1.5 SU BARDAPI YOĞURT
1 SU BARDAĞI ŞEKER
1.5 SU BARDAĞI İRMİK
YARIM SU BARDAĞI UN
1 PAKET KABARTMA TOZU
1 PAKET VANİLYA
PORTAKAL KABUĞU RENDESİ


ŞERBETİ İÇİN
2.5 SU BARDAĞU ŞEKER
2.5 SU BARDAĞI SU
Bİ KAÇ DAMLA LİMON SUYU


HAZIRLANIŞI
ŞEKER YOĞURTLA KARIŞTIRILIP ERİTİLİR.UN İRMİK KABARTMA TOZU VANİLYA VE PORTAKAL KABUĞU RENDESİ YOĞURDUN İÇİNE KARIŞTIRILIR.KÜÇÜK BİR TEPSİ YAĞLANIR KARIŞIM İÇİNE DÖKÜLÜR.FISTIK FINDIK CEVİZ VS ÜZERİNE BATIRILIR.180 DERECEDE KIZARANA KADAR PİŞİRİLİR.KALIN Bİ TATLI OLMUYOR.AMA ÇOK LEZZETLİ...DİNLENİNCE DAHA DA LEZZETLİ OLUYOR.TATLI FIRINA VERİLDİĞİNDE ŞERBETTE KAYNAMAYA BIRAKILIR.FIRINDAN ÇIKAN SICAK TATLININ ÜZERİNE SICAK ŞERBET DÖKÜLÜR....AFİYET OLSUN....



Y o l l a r ı n a
g ü l l e r d ö k s e k
g e l i r m i s i n E f e n d i m . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Gel ey, konuşurken dudaklarına tebessümler karışan!..

Gel ey, yüzüne üzgünlerin üzüntüsünü... dağıtmak yaraşan!..

Gel ey, ateş-i aşkına yanmak için âşıkları birbiriyle yarışan!..

Gel ey!..

Ayrılığında çoğalan a...levleriyle arınalım aşkının; yanalım yandıkça ve yandıkça yanalım.
Aşk yüzünden elbisesi yırtılan da, Hak uğruna gözlerini kurutan da seni arzulamakta şimdi.
Bizi kendine madem yine sensin bağlayan ve ayrılığının derdine yine sensin ayrılıkla derman olan, o hâlde gülümse bize Efendim, bize gülümse.
Allah onları sever; onlar da Allahı sever sırrına ermekte rehberimiz ol, tut günahkâr ellerimizden; günahkâr ellerimizden tut.

Sen ey!..

Gelsen hayallerimize bir kez… Ve üzerine sepet sepet güller döksek biz.
Gelsen düşüncelerimize bir an Ve baharları sersek ayağına çiçek çiçek, mevsim mevsim, ıtır ıtır Dolunaylar yerine doğsan dünyamıza bir vakitVe zatını gündüz değilse, hayalini gece göstersen bizlere.
Girsen ansızın düşlerimize, şevkat parmaklarınla okşasan başımızı ışık ışık Ve ışığına düşsek pervaneler gibi; pervaneler gibi ışığına düşsek.

Gel Efendim!..

Bir kez doğ içimize de isterse kaybolsun dolunaylar güneşler
Gir gözümüze de bir nefes, isterse silinsin tutyalar, sürmelerİlham olup ak gönlümüze bir anda, isterse yitirilsin uçtan uca naatlar ve gazeller, beyitler ve dizeler uçtan uca yitirilsin isterse

Gel Efendim, dostluğuna muhtacız; umutsuz ve çaresiz bırakma çaresizlerini. Gel yeter ki, hakkımızda verilecek her hükme razı olalım.

Gel ey, bitir bitmeyen hasretini içimizde!..

Gel ey, onsuz mutluluk bulamadığımız!..

Gel ey, kendisine lâyık olamadığımız!..

Gel benim Efendim, bir kez olsun dokun yüreğime, yüreğime dokun bir kez olsun

Yüreğim kanıyor efendim, kanıyor yüreğim!..

Çığlık çığlığa beşeriyet, çiğnenmiş reyhanlar misali hep seni arıyor. Uyandır, zindanlara koyduğumuz Yusufî sevdalarımızı efendim! Uyandır, bahtını üftadelerinin!..

Gel ey, konuşurken dudaklarına tebessümler karışan!..
Gel ey, yüzüne üzgünlerin üzüntüsünü dağıtmak yaraşan!..
Gel ey, ateş-i aşkına yanmak için âşıkları birbiriyle yarışan!..
Gel ey!.. Ayrılığında çoğalan alevleriyle arınalım aşkının; yanalım yandıkça ve yandıkça yanalım. Aşk yüzünden elbisesi yırtılan da,
Hak uğruna gözlerini kurutan da seni arzulamakta şimdi. Bizi kendine madem yine sensin bağlayan ve ayrılığının derdine yine sensin ayrılıkla derman olan, o hâlde gülümse bize Efendim, bize gülümse.
Allah onları sever; onlar da Allahı sever sırrına ermekte rehberimiz ol, tut günahkâr ellerimizden; günahkâr ellerimizden tut.
Sen ey!..
Gelsen hayallerimize bir kez…
Ve üzerine sepet sepet güller döksek biz.
Gelsen düşüncelerimize bir an Ve baharları sersek ayağına çiçek çiçek, mevsim mevsim, ıtır ıtır
Dolunaylar yerine doğsan dünyamıza bir vakitVe zatını gündüz değilse, hayalini gece göstersen bizlere.
Girsen ansızın düşlerimize, şevkat parmaklarınla okşasan başımızı ışık ışık Ve ışığına düşsek pervaneler gibi; pervaneler gibi ışığına düşsek.
Gel Efendim!.
.
Bir kez doğ içimize de isterse kaybolsun dolunaylar güneşler
Gir gözümüze de bir nefes, isterse silinsin tutyalar, sürmeler
İlham olup ak gönlümüze bir anda, isterse yitirilsin uçtan uca naatlar ve gazeller,
beyitler ve dizeler uçtan uca yitirilsin isterse
Gel Efendim,
dostluğuna muhtacız; umutsuz ve çaresiz bırakma çaresizlerini.
Gel yeter ki,
hakkımızda verilecek her hükme razı olalım.
Gel ey, bitir bitmeyen hasretini içimizde!..
Gel ey, onsuz mutluluk bulamadığımız!..
Gel ey, kendisine lâyık olamadığımız!..
Gel benim Efendim,
bir kez olsun dokun yüreğime,
yüreğime dokun bir kez olsun Yüreğim kanıyor efendim, kanıyor yüreğim!..

Çığlık çığlığa beşeriyet,
çiğnenmiş reyhanlar misali hep seni arıyor.
Uyandır, zindanlara koyduğumuz Yusufî sevdalarımızı

Efendim!
Uyandır,
bahtını üftadelerinin!.

GARİP GELDİK DÜNYAYA




GELİBOLU17 ve Humeyra arkadaşlarımın başlattığı ve GELİBOLU17 arkadaşımızı ev sahipliğini yaptığı “İSLAM’IN IŞIĞINDA” isimli etkinliklerine bende paylaşmak istedim.Rabbim kabul etsin çok hayırlı bir etkinlik....

 

 

 

Dur bir dakika! Her halini bilen var! Gönlüne, gözüne,sözüne inşirah veren bir Dost var! Bunalma! Daralma! O’na dayan! Huzurlan!

"Senden başka ilâh yoktur. Seni tesbih ederim. Şüphesiz ki, ben zâlimlerden oldum."
"Allah ki, Ondan başka ilâh yoktur; dâima diri, (yarattıklarını) koruyup yöneten ve hayatlarını devam ettirendir. Ona ne uyuklama arız olur ne de uyku. Göklerde ne varsa, yerde ne varsa hepsi Onundur. İzni olmadan kim Onun katında şefaatte bulunabilir? Önlerinde ne varsa, arkalannda ne varsa, hepsini bilmektedir. Onun ilminden, kendisinin dilediği miktarın dışında birşey kavrayamazlar. Onun kürsüsü gökleri ve yeri kaplamıştır. (Gökleri ve yeri) koruyup gözetmek Ona ağır gelmez. O yücedir, azamet sahibidir."
"De ki: "Allahım, (ey) Mülkün Sahibi, dilediğine mülkü verirsin, dilediğinden mülkü çeker alırsın; dilediğini aziz, dilediğini de zelil edersin. Hayır Senin elindedir. Şüphesiz ki Sen, her şeye kadirsin."
"O, öyle Allah'tır ki Ondan başka ilâh yoktur. Görülmeyeni ve görüleni bilendir. 0, Rahman, Rahîmdir. * O, öyle Allah'tır ki Ondan başka ilâh yoktur. Melik (her şeyin hükümdarı), Kuddûs (her şeyi tertemiz yapan, her türlü kiri gideren ve kendisi her türlü lekeden münezzeh), Selâm (esenlik veren), Mü'min (emniyete erdiren), Müheymin (her şeyi gözetip koruyan), Azîz (üstün, galip), Cebbar (kullarını iradesi istikametine yönelten), Mütekebbir (yegâne büyüklük ve azamet sahibi) dir. Allah, kendisine şirk koşup durduklarından ve şirk koşmalarından münezzehtir. * O (her şeyi) yaratan, mahlûkuna belli mertebelerden ve süzgeçlerden geçirerek varlık, ahenk ve en güzel şekli verendir. Onundur en güzel isimler. Göklerde ve yerde ne varsa, Onu tesbih eder. O, Aziz'dir, Hakîm'dir."
"Elif, Lâm, Mîm. Allah ki, Ondan başka ilâh yoktur. O Hayy ve Kayyûm'dur."
"İlâhınız bir tek ilâhtır. Ondan başka ilâh yoktur. O, Rahmân'dır, Rahîm'dir."
Allah ki, Ondan başka ilâh yoktur. Birdir, Sameddir, doğurmamıştır ve doğurulmamıştır. Hiçbir şey Onun dengi olmamıştır.
Yâ Allah, yâ Hû, yâ Rahman, yâ Rahîm, yâ Hayy, yâ Kayyûm, yâ Ze'l Celâli ve'l İkram.
Allahım, şüphesiz, Senin Allah olduğuna, Senden başka ilâh olmadığına, bir ve Samed olduğuna, doğurmadığına, doğurulmadığına, denginin olmadığına şehâdet ederim.
Allahım, muhakkak ki hamd Sana mahsustur. Mennân (bol bol veren), semâvât ve arzı eşsiz, örneksiz yaratan (Allahım), Senden başka ilâh yoktur. Sen Celâl ve İkram sahibisin. Yâ Hayy, ya Kayyûm.
Allahım, hamd Sana mahsustur. Senden başka ilâh yoktur. Sen birsin, ortağın yoktur. Sen Mennân (bol bol veren), semâvât ve arzı eşsiz-ör-neksiz yaratan, Celâl ve ikram sahibisin).
Yâ Hannân, Yâ Mennân, ey semâvât ve arzı eşsiz örneksiz yaratan, ey celâl ve ikram sahibi (Allahım), Senden Cennet'i istiyor ve Cehennem'den Sana sığınıyorum.
Allahım, bütün işlerimizde akıbetimizi güzel yap, dünyada rezil-rüsvay olmaktan ve ahiret azabından bizi koru

8 Nisan 2010 Perşembe

İNCİRLİ TARÇINLI KURABİYE



malzemeler
1 paket oda sıcaklığında margarin
1 çay bardağı sıvı yağ
1 su bardağı şeker
1 paket kabartma tozu
1 tatlı kaşığı tarçın
1 su bardağı fındık ve kuru incir
alabildiğince un


hazırlanışı
margarin sıvı yağ şeker kabartma tozu iyice karıştırılır.un azar azar alınır.incir minik minik doğranır.fındıklar iki üç parçaya bölünür hamurun içine atılır en  son tarçın eklenip yoğrulur.
cevizden büyük parçalar alınır yuvarlanır ısınmış 180 derecede 20 dk pişirilir.

afiyet olsun.....

aniden gelen misafirlere kurabiye yaparım vakit yoksa:)
o yüzden sık sık kurabiye çeşitlerim vardır:)






KİBİR

Büyüklenmek, büyüklük taslamak, ululuk iddia etmek. Kendini başkalarından yüksek görerek onları aşağılamak.

Şeytan'a ait bir özellik olan kibir, onun Hz. Adem'e secde etmesini engellemişti. Cenab-ı Allah bunu Kur'ân-ı Kerim'de şöyle anlatmaktadır:

"(Hz. Adem'e) secde etmekten yalnızca İblis kaçındı. Kibirlendi ve kâfirlerden oldu" (el-Bakara, 2/34).

Küfür ve inkârın en önemli sebebi kibirdir. Bunu Hz. Adem (a.s)'ın kıssasında görmek mümkündür. Nitekim şeytan'ın kibrinden dolayı isyanından sonra, inkâr ve isyan edenlerin çoğu kibir nedeniyle isyan etmişlerdir. Hz. Musa'nın apaçık delilleri karşısında Firavun inkâr etmişti. "Sonra da Musa'yı ve Harun'u, firavun ve topluluğuna mucizelerimizle gönderdik. fakat onlar, kibirlendiler ve suçlu bir kavim oldular" (Yûnus 10/75). Hz. Peygamber (s.a.s) döneminde inkâr eden zengin ve ileri gelen insanlar kibir neticesinde inkar etmişlerdir. Bu durum Kur'an-ı Kerim'de şöyle anlatılmaktadır: "En sonunda da sırt çevirdi. Büyüklük tasladı ve şöyle dedi: "Bu eskilerden kalan bir sihirden başka bir şey değildir" (el-Müddesir, 74/23-24), Zenginlik, ululuk ve makam sahibi olmakla kibrin yakın alakası, Allah Teâlâ'nın beytan'a şu hitabında görülmektedir: "Kibirlendin mi, yoksa kendini yüce mi zannettin?" (Sâd, 38/75),

Kibir inkârda önemli bir rol oynadığından Allah Teâlâ Kur'ân'da kibirden ve bu kelimenin türevleri olan istikbâr, müstekbir ve kibriya'dan sık sık bahsetmektedir,

Hz, Nuh (a.s) oğluna vasiyet ederken "iki şeyden seni menederim, biri şirk diğeri kibirdir" buyurmuştur (Ahmed b. Hanbel, I, 170). Ebu Reyhâne (r,a) Hz. Peygamber (s.a.s)'den şöyle rivayet etmiştir: "Cennete kibirden hiçbir şey giremez". Orada bulunanlardan biri şöyle dedi: "Ey Allah'ın Rasülü! Ben, kamçımın şaklaması ve ayakkabımın sağlamlığı ile güzel görünmekten hoşlanırım, bu kibir midir?" Hz, Peygamber (s.a.s) "Hayır bu kibir değildir. Allah güzeldir güzeli sever Kibir hakkı küçük görmek ve başı gözü ile insanlarla alay etmektir" (Müslim, İman, 47; Ahmed b Hanbel, lV, 133-134) buyurdu. Bu hadis-i şerif hakk karşısındaki alaycılık ve inkârın kibir olduğunu anlatmakla birlikte insanlarla alay etmenin kibirden kaynaklandığına işaret etmektedir. Hz. Peygamber yanında sol eli ile yemek yiyen bir adama "sağınla ye" demiştir. Adam "sağımla yiyemiyorum" deyince Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: "Yiyemez ol; Bu adamın sağıyla yemek yiyemiyorum demesi yalnızca kibrindendir" (Müslim, Eşribe, 107).

Hz. Peygamber (s.a.s) şöyle buyurmuştur: "Kalbinde hardal tanesi kadar iman olan hiç bir kimse cehenneme girmez; kalbinde hardal tanesi kadar tekebbür bulunan hiç bir kimse de cennete giremez" (Müslim, İman, 147, 148, 149; Ebû Dâvud, Libâs, 26; Tirmizi, Birr, 610; İbn Mâce Mukaddime, 9; Zühd, 16), Bu hadis-i şerifin Müslim'in es-Sahih'indeki bab başlığı, "kibrin haram olması ve bunun açıklanması" şeklindedir. Buradan da anlaşılacağı gibi kibir haram olan kötü huylardan birisidir. Hadisteki ifade kibirli insanın cennete giremeyeceğini anlatmaktadır. Ancak buradaki kibir, Allah'a ve Peygamber (s.a.s)'e karşı olan kibirdir. Ahlâkî bir özellik olarak kibir, başkalarını küçük görmek ve onlarla alay etmek anlamıyla düşünülürse bu özellik insanı dinden çıkaran bir özellik değildir. Ancak haramdır, insanı dinden çıkarabilecek fiiller işlenmesine sebep olabilir. Böyle bir özellik sahibi de cehennemde kibrinin cezasını çektikten sonra Allah'ın afv ve mağfiretiyle cennete girecektir, Nitekim bir âyet-i kerime'de Allah Teâlâ: "Biz onların kalblerindeki kin ve hasedi çıkaracağız" (el-Hicr, 15/47) buyurarak, cennete giren insanların kalbinden dünyadaki ahlâkî kusurlarının temizleneceğini anlatmaktadır.

Bu konudaki bir başka hadis-i şerif şöyledir: "Kendini büyük gören yahut kibirli kibirli yürüyen kimse Allah'ın huzuruna, Allah kendisine gazablanmış olarak çıkar" (Ahmed b. Hanbel, II, 118). Bu hadis kibirlinin âhiretteki durumunu gözler önüne sermektedir. Bu tür bir gazab-ı ilâhiye sebep olarak Hz. Peygamber insanın elbisesini sürüyerek çalım satmasını ve kibirlenmesini de göstermiş ve: "Elbisesini kibirle yerde sürüyen kimseye Allah merhamet nazarı ile bakmaz" (Müslim, Libâs, 42) buyurmuştur. Bu hadis-i şerifler ahlâkı bir kusur olan kibrin Allah nezdinde ne derece kötü kabul edildiğini anlatmaktadır. Bir başka kibir şekli olan hakka karşı büyüklenmek ise kâfirlikle bir kabul edilmiş ve lanetlenmiştir. Hz, Peygamber şöyle buyurur: "Mütekebbirler kıyamet gününde, insan yeklinde küçük karıncalar gibi hasredilir. Bütün her taraflarından zillet onları kuşatır..." (Tirmizî, Kıyâme, 47; Ahmed b Hanbel, II, 179).

Hz, Peygamber, kibirlilerin cehenneme gireceğini şöyle anlatmıştır: "Cennet ile cehennem münakaşa ettiler. Cehennem şöyle dedi: "Bana zâlimlerle kibirliler girecek" Cennet onu şöyle cevapladı. "Bana zayıflarla yoksullar girecek" Bunun üzerine Allah (c.c) berikine "Sen benim azabımsın seninle dilediğime azab ederim" buyurdu. Ötekine de "Sen benim rahmetimsin, Seninle dilediğime rahmet ederim Sizin her biriniz için dolu dolu insanlar var" (Müslim, Cenne, 34, 35, 36) buyurdu. Bu konudaki kudsi bir hadis-i şerifte Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır: "Kibriyâ ridam, azâmet izârımdır. Kim bu ikisinden herhangi birinde benimle çekişirse onu cehenneme atarım" (Ebû Dâvud, Libâs, 25; İbn Mâce, Zühd, 16). Hz. Peygamber (s.aş) kibri zemmettiği gibi, kibrin müspet karşıtı olan tevâzuyu da övmüştür. Bir hutbelerinde Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: "Allah azze ve celle bana şöyle vahyetti: Mütevâzî olun, öyle mütevâzî olun ki, biriniz diğerine karşı övünmede bile bulunmasın" (ibn Mâce, Zühd, 16)

İslâm bir ahlâkî kusur olan kibri yasaklamıştır. Böyle bir kibir haramdır, Allah'ın rahmetinden kovulma sebebidir. Ancak bir kibir daha vardır ki Kur'an bunu "Müstekbir" ifadesiyle ifade etmiştir. Müstekbirler Allah'ın arzında bizzat kendi güzelliklerini tesis etmek için gayret gösteren azgınlar ve zorbalardır. Bunlar Allah'ın kullarını kendi köleleri yapmak için Allah'ın dinine karşı büyüklenirler. Allah Teâlâ bu çeşit insanlar için şöyle buyurmaktadır: "İşte âhiret yurdu; Biz onu yeryüzünde büyüklenmeyi ve bozgunculuk çıkarmayı istemeyenlere (armağan) kılarız. (Güzel) sonuç muttakilerindir" (el-Kasas, 28/83). (Ayrıca bk. İstikbar, Müstekbir maddeleri).

Zübeyr TEKKEŞİN
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet Editör

B U N L A R D A İ L G İ N İ Z İ Ç E K E B İ L İ R!!!!!!!!

Related Posts with Thumbnails