13 Nisan 2010 Salı

PROFİTEROL

PROFİTEROLÜ BİRDE BÖYLE DENEYİN ŞİDDETLE TAVSİYE EDİYORUM:)




"Daima güleryüzlüydü. Yumuşak huyluydu. Esirgemesi, bağışlaması boldu. Katı kalbli değildi. Kimseyle çekişmezdi. Kimseye bağırıp çağırmaz, kötü söz söylemezdi. Kimseyi ayıplamazdı. Pinti ve cimri değildi. Hoşlanmadığı şeye göz yumardı. Umanı umutsuzluğa düşürmezdi. Birşey hakkındaki hoşnutsuzluğunu açığa vurmazdı. Hiç kimseyi ne yüzüne karşı, ne de arkasından kınamaz, ayıplamazdı. Hiç kimsenin ayıp ve kusurunu araştırmazdı. Hiç kimseye hakkında sevaplı ve hayırlı olmayan sözü söylemezdi. Hilim ve sabrı kendisinde toplamıştı. Hiçbir şey kendisini kızdırmazdı."









PROFİTEROL ÇOK SIK YAPTIĞIM BİR LEZZET. HER YAPTIĞIMDA FARKLI ŞEKİLDE DENERİM.

BU HAFTASONU  MERSİNDE OKUMA YARIŞI VAR . YARIŞMA GÜNÜNE KADAR DA SEMİNERLER TİYATROLAR VE KERMES VAR.
KERMES İÇİN BİŞEYLER YAPMAMI İSTEDİLER.
BENDE KIRMADIM PROFİTEROL YAPTIM. BUGÜN KISMET OLURSA GÖTÜRÜP BIRAKACAM.UMARIM BEĞENİRLER...




Malzemeler


1,5 su bardağı su

100 gr margarin

1 su bardağı un

5 yumurta (yumurtaları eksiltip fazlaştırabilirsiniz)

yarım su bardağı un halinde çekilmiş fındık(3 kez kavurdum sonra robotta çektim)

biraz tuz ve şeker



Kreması için

3 su bardağı süt

3 çay bardağı şeker

1,5 çay bardağı un

2 tatlı kaşığı mısır nişastası

1 su bardağı iri çekilmiş fındık

1 su bardağı damla çikolata

2 adet muz
1 paket vanilya

1 tatlı kaşığı margarin

1 yumurta sarısı





Üst için hazır

2 su bardağı süt

2 çay bardağı şeker

3 yemek kaşığı kakao

2 yemek kaşığı un

1 tatlı kaşığı mısır nişastası

50 gr çikolata

1 pakat vanilya

1 çay kaşığı margarin

1 yumurta akı





Profiterol Hamurunun Yapımı;



Küçük bir tencereye suyu koyup ve kaynattım.

su kaynayınca margarini ekleyip ve erittim.

Margarin eriyince un, tuz ve şekeri ekleyip ve çırpma teli hızlıca karıştırıım.. Sulu bir hamur kıvamında olan karışım kaynayınca (göz göz olunca) altını kapatıp, 5-10 dk. ılıttım.ılıdıktan sonra çektiğim fındıkları ekledim karıştırdım.ardından yumurtaları tek tek ekledim. Her bir yumurtayı ekledikten sonra mikserle iyice çırptım. .

Tepsiye yağlı kağıt serdim.Karışımdan 1 tatlı kaşığı aralarında boşluk bırakarak tepsiye dizdim.

önceden ısıtılmış 200 derecelik fırında kapağını açmamak suretiyle 25 dk pişirdim sonra fırının ısısını düşürüp 15 dk daha pişirip fırını kapattım. 15 20 dk da fırının içinde beklettim tabi yine fırının kapağını açmadım.





İç kremasının yapımı

vanilya  margarin  muz fındık hariç tüm malzemleri sürekli karıştırarak pişirdim.Altını kapattıktan sonra diğer malzemleride  ekleyip karıştırdım.mikserle 10 dk çırptım.ılıdıktan sonra buzdolabına bıraktım.iyice soğuduktan sonra damla çikolatalarıda ekleyip karıştırdım.

Çikolata sosunun yapımı;

vanilya margarin çikolata ve yumurta akı hariç tüm malzemeyi karıştırıp pişirdim.Altını kapatıp vanilya margarin çikolta ve yumurta akını ekleyip mikserle iyice çırptım.ılıdıktan sonra buzdolabına kaldırdım.sürekli karıştırdım kabuk bağlamaması için.

Hamur piştikten sonra buzlukta bir gece beklettim.daha doğrusu iç kremayı da sosuda bir gece beklettim.
hamurlar bekleyince mis gibi fındık koktu.
iç kreması da muz fındık ve vanilya sayesinde harika kokuyordu.
sosu zaten çikolata kokuyor mis gibiii...

hamurları ikiye kesip iç kremadan tatlı kaşığıyla doldurdum.üzerlerine bolca çikolata sosu döktüm.

kremayı doldurmadan önce yine mikserle 5 dk kadar karıştırdım.
sosuda aynı şekilde karıştırdım..



afiyet olsun......



orjinal tarifi HÜNERLİ BAYAN bulabilirsiniz..

12 Nisan 2010 Pazartesi

BİR ERKEN BİR GEÇ DOĞUM GÜNÜ KUTLAMASI:)

CUMARTESİ PAZARIM OLDUKÇA YOĞUN GEÇTİ.
GEÇTİĞİMİZ HAFTA EMOŞUMUN(AMCAMIN TORUNU) DOĞUM  GÜNÜYDÜ.BABASI RAHATSIZ OLDUĞU İÇİN KUTLAMA YAPILAMADI..
BİR KAÇ GÜN SONRADA TUBAMIN(AMCAMIN KIZI) DOĞUM GÜNÜ.
O YÜZDEN  BU HAFTA SONU BİZDE İKİSİ İÇİNDE SÜPRİZ DOĞUM GÜNÜ HAZIRLADIM.
İKİSİ DEÇOK MUTLU OLDU. NE MUTLU BANA:)))
DOĞUM GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN..... SİZLERİ SEVİYORUM...

HAZIRLIKLARA HER ZAMAN OLDUĞU GİBİ GÜNLER ÖNCESİNDEN BAŞLADIM.
NEDEN BİLMİYORUM AMA MİSAFİRİN GELECEĞİNİ GÜNLER ÖNCESİNDEN ÖĞRENMİŞSEM HAZIRLIKLARA HEMEN BAŞLARIM.
ZATEN NE YAPSAM DÜŞÜNCESİ EN AZ İKİ GÜN SÜRER:)

MENÜ DE NELER Mİ VARDI?


AKŞAM YEMEĞİNDE EN SEVDİĞİM YEMEK YOĞURTLU PATATES





YOĞURTLU KARALAHANA



YEŞİL SALATA



HAVUÇ KAVURMASI



NOHUT SALATASI DA VARDI AMA FOTO ÇEKİLMEDEN TÜKENDİ:(




BOL FINDIKLI BOL ÇİKOLATALI PASTA..


YİNE BOL ÇİKOLATA SOSLU ÇİLEK







ÇİLEKLİ MUFFİN




PUDİNGLİ KEK




ELMALI DİLİMLER VE FINDIKLI SARMA KURABİYE



BAHARATLI ÇUKUKLAR







ISPANAKLI  BÖREKÇİK


SODALI POĞAÇA




İYİ Kİ DOĞMUŞSUNUZ CANLARIM SİZLERİ ÇOK SEVİYORUM...
SAYENİZDE HAFTASONUM YORUCU:)))) AMA GÜZEL GEÇTİ......





9 Nisan 2010 Cuma

YOĞURT TATLISI










bu tatlıyı geçen yaz oldukça sık yapardım.
yaz için ideal bir tatlı bence çok hafif ve lezzetli..


YİNE HÜNERLİ BAYAN MÜGE HANIMDA GÖRÜP YAPTIĞIM BİR TATLI

MALZEMELER
1.5 SU BARDAPI YOĞURT
1 SU BARDAĞI ŞEKER
1.5 SU BARDAĞI İRMİK
YARIM SU BARDAĞI UN
1 PAKET KABARTMA TOZU
1 PAKET VANİLYA
PORTAKAL KABUĞU RENDESİ


ŞERBETİ İÇİN
2.5 SU BARDAĞU ŞEKER
2.5 SU BARDAĞI SU
Bİ KAÇ DAMLA LİMON SUYU


HAZIRLANIŞI
ŞEKER YOĞURTLA KARIŞTIRILIP ERİTİLİR.UN İRMİK KABARTMA TOZU VANİLYA VE PORTAKAL KABUĞU RENDESİ YOĞURDUN İÇİNE KARIŞTIRILIR.KÜÇÜK BİR TEPSİ YAĞLANIR KARIŞIM İÇİNE DÖKÜLÜR.FISTIK FINDIK CEVİZ VS ÜZERİNE BATIRILIR.180 DERECEDE KIZARANA KADAR PİŞİRİLİR.KALIN Bİ TATLI OLMUYOR.AMA ÇOK LEZZETLİ...DİNLENİNCE DAHA DA LEZZETLİ OLUYOR.TATLI FIRINA VERİLDİĞİNDE ŞERBETTE KAYNAMAYA BIRAKILIR.FIRINDAN ÇIKAN SICAK TATLININ ÜZERİNE SICAK ŞERBET DÖKÜLÜR....AFİYET OLSUN....



Y o l l a r ı n a
g ü l l e r d ö k s e k
g e l i r m i s i n E f e n d i m . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Gel ey, konuşurken dudaklarına tebessümler karışan!..

Gel ey, yüzüne üzgünlerin üzüntüsünü... dağıtmak yaraşan!..

Gel ey, ateş-i aşkına yanmak için âşıkları birbiriyle yarışan!..

Gel ey!..

Ayrılığında çoğalan a...levleriyle arınalım aşkının; yanalım yandıkça ve yandıkça yanalım.
Aşk yüzünden elbisesi yırtılan da, Hak uğruna gözlerini kurutan da seni arzulamakta şimdi.
Bizi kendine madem yine sensin bağlayan ve ayrılığının derdine yine sensin ayrılıkla derman olan, o hâlde gülümse bize Efendim, bize gülümse.
Allah onları sever; onlar da Allahı sever sırrına ermekte rehberimiz ol, tut günahkâr ellerimizden; günahkâr ellerimizden tut.

Sen ey!..

Gelsen hayallerimize bir kez… Ve üzerine sepet sepet güller döksek biz.
Gelsen düşüncelerimize bir an Ve baharları sersek ayağına çiçek çiçek, mevsim mevsim, ıtır ıtır Dolunaylar yerine doğsan dünyamıza bir vakitVe zatını gündüz değilse, hayalini gece göstersen bizlere.
Girsen ansızın düşlerimize, şevkat parmaklarınla okşasan başımızı ışık ışık Ve ışığına düşsek pervaneler gibi; pervaneler gibi ışığına düşsek.

Gel Efendim!..

Bir kez doğ içimize de isterse kaybolsun dolunaylar güneşler
Gir gözümüze de bir nefes, isterse silinsin tutyalar, sürmelerİlham olup ak gönlümüze bir anda, isterse yitirilsin uçtan uca naatlar ve gazeller, beyitler ve dizeler uçtan uca yitirilsin isterse

Gel Efendim, dostluğuna muhtacız; umutsuz ve çaresiz bırakma çaresizlerini. Gel yeter ki, hakkımızda verilecek her hükme razı olalım.

Gel ey, bitir bitmeyen hasretini içimizde!..

Gel ey, onsuz mutluluk bulamadığımız!..

Gel ey, kendisine lâyık olamadığımız!..

Gel benim Efendim, bir kez olsun dokun yüreğime, yüreğime dokun bir kez olsun

Yüreğim kanıyor efendim, kanıyor yüreğim!..

Çığlık çığlığa beşeriyet, çiğnenmiş reyhanlar misali hep seni arıyor. Uyandır, zindanlara koyduğumuz Yusufî sevdalarımızı efendim! Uyandır, bahtını üftadelerinin!..

Gel ey, konuşurken dudaklarına tebessümler karışan!..
Gel ey, yüzüne üzgünlerin üzüntüsünü dağıtmak yaraşan!..
Gel ey, ateş-i aşkına yanmak için âşıkları birbiriyle yarışan!..
Gel ey!.. Ayrılığında çoğalan alevleriyle arınalım aşkının; yanalım yandıkça ve yandıkça yanalım. Aşk yüzünden elbisesi yırtılan da,
Hak uğruna gözlerini kurutan da seni arzulamakta şimdi. Bizi kendine madem yine sensin bağlayan ve ayrılığının derdine yine sensin ayrılıkla derman olan, o hâlde gülümse bize Efendim, bize gülümse.
Allah onları sever; onlar da Allahı sever sırrına ermekte rehberimiz ol, tut günahkâr ellerimizden; günahkâr ellerimizden tut.
Sen ey!..
Gelsen hayallerimize bir kez…
Ve üzerine sepet sepet güller döksek biz.
Gelsen düşüncelerimize bir an Ve baharları sersek ayağına çiçek çiçek, mevsim mevsim, ıtır ıtır
Dolunaylar yerine doğsan dünyamıza bir vakitVe zatını gündüz değilse, hayalini gece göstersen bizlere.
Girsen ansızın düşlerimize, şevkat parmaklarınla okşasan başımızı ışık ışık Ve ışığına düşsek pervaneler gibi; pervaneler gibi ışığına düşsek.
Gel Efendim!.
.
Bir kez doğ içimize de isterse kaybolsun dolunaylar güneşler
Gir gözümüze de bir nefes, isterse silinsin tutyalar, sürmeler
İlham olup ak gönlümüze bir anda, isterse yitirilsin uçtan uca naatlar ve gazeller,
beyitler ve dizeler uçtan uca yitirilsin isterse
Gel Efendim,
dostluğuna muhtacız; umutsuz ve çaresiz bırakma çaresizlerini.
Gel yeter ki,
hakkımızda verilecek her hükme razı olalım.
Gel ey, bitir bitmeyen hasretini içimizde!..
Gel ey, onsuz mutluluk bulamadığımız!..
Gel ey, kendisine lâyık olamadığımız!..
Gel benim Efendim,
bir kez olsun dokun yüreğime,
yüreğime dokun bir kez olsun Yüreğim kanıyor efendim, kanıyor yüreğim!..

Çığlık çığlığa beşeriyet,
çiğnenmiş reyhanlar misali hep seni arıyor.
Uyandır, zindanlara koyduğumuz Yusufî sevdalarımızı

Efendim!
Uyandır,
bahtını üftadelerinin!.

GARİP GELDİK DÜNYAYA




GELİBOLU17 ve Humeyra arkadaşlarımın başlattığı ve GELİBOLU17 arkadaşımızı ev sahipliğini yaptığı “İSLAM’IN IŞIĞINDA” isimli etkinliklerine bende paylaşmak istedim.Rabbim kabul etsin çok hayırlı bir etkinlik....

 

 

 

Dur bir dakika! Her halini bilen var! Gönlüne, gözüne,sözüne inşirah veren bir Dost var! Bunalma! Daralma! O’na dayan! Huzurlan!

"Senden başka ilâh yoktur. Seni tesbih ederim. Şüphesiz ki, ben zâlimlerden oldum."
"Allah ki, Ondan başka ilâh yoktur; dâima diri, (yarattıklarını) koruyup yöneten ve hayatlarını devam ettirendir. Ona ne uyuklama arız olur ne de uyku. Göklerde ne varsa, yerde ne varsa hepsi Onundur. İzni olmadan kim Onun katında şefaatte bulunabilir? Önlerinde ne varsa, arkalannda ne varsa, hepsini bilmektedir. Onun ilminden, kendisinin dilediği miktarın dışında birşey kavrayamazlar. Onun kürsüsü gökleri ve yeri kaplamıştır. (Gökleri ve yeri) koruyup gözetmek Ona ağır gelmez. O yücedir, azamet sahibidir."
"De ki: "Allahım, (ey) Mülkün Sahibi, dilediğine mülkü verirsin, dilediğinden mülkü çeker alırsın; dilediğini aziz, dilediğini de zelil edersin. Hayır Senin elindedir. Şüphesiz ki Sen, her şeye kadirsin."
"O, öyle Allah'tır ki Ondan başka ilâh yoktur. Görülmeyeni ve görüleni bilendir. 0, Rahman, Rahîmdir. * O, öyle Allah'tır ki Ondan başka ilâh yoktur. Melik (her şeyin hükümdarı), Kuddûs (her şeyi tertemiz yapan, her türlü kiri gideren ve kendisi her türlü lekeden münezzeh), Selâm (esenlik veren), Mü'min (emniyete erdiren), Müheymin (her şeyi gözetip koruyan), Azîz (üstün, galip), Cebbar (kullarını iradesi istikametine yönelten), Mütekebbir (yegâne büyüklük ve azamet sahibi) dir. Allah, kendisine şirk koşup durduklarından ve şirk koşmalarından münezzehtir. * O (her şeyi) yaratan, mahlûkuna belli mertebelerden ve süzgeçlerden geçirerek varlık, ahenk ve en güzel şekli verendir. Onundur en güzel isimler. Göklerde ve yerde ne varsa, Onu tesbih eder. O, Aziz'dir, Hakîm'dir."
"Elif, Lâm, Mîm. Allah ki, Ondan başka ilâh yoktur. O Hayy ve Kayyûm'dur."
"İlâhınız bir tek ilâhtır. Ondan başka ilâh yoktur. O, Rahmân'dır, Rahîm'dir."
Allah ki, Ondan başka ilâh yoktur. Birdir, Sameddir, doğurmamıştır ve doğurulmamıştır. Hiçbir şey Onun dengi olmamıştır.
Yâ Allah, yâ Hû, yâ Rahman, yâ Rahîm, yâ Hayy, yâ Kayyûm, yâ Ze'l Celâli ve'l İkram.
Allahım, şüphesiz, Senin Allah olduğuna, Senden başka ilâh olmadığına, bir ve Samed olduğuna, doğurmadığına, doğurulmadığına, denginin olmadığına şehâdet ederim.
Allahım, muhakkak ki hamd Sana mahsustur. Mennân (bol bol veren), semâvât ve arzı eşsiz, örneksiz yaratan (Allahım), Senden başka ilâh yoktur. Sen Celâl ve İkram sahibisin. Yâ Hayy, ya Kayyûm.
Allahım, hamd Sana mahsustur. Senden başka ilâh yoktur. Sen birsin, ortağın yoktur. Sen Mennân (bol bol veren), semâvât ve arzı eşsiz-ör-neksiz yaratan, Celâl ve ikram sahibisin).
Yâ Hannân, Yâ Mennân, ey semâvât ve arzı eşsiz örneksiz yaratan, ey celâl ve ikram sahibi (Allahım), Senden Cennet'i istiyor ve Cehennem'den Sana sığınıyorum.
Allahım, bütün işlerimizde akıbetimizi güzel yap, dünyada rezil-rüsvay olmaktan ve ahiret azabından bizi koru

8 Nisan 2010 Perşembe

İNCİRLİ TARÇINLI KURABİYE



malzemeler
1 paket oda sıcaklığında margarin
1 çay bardağı sıvı yağ
1 su bardağı şeker
1 paket kabartma tozu
1 tatlı kaşığı tarçın
1 su bardağı fındık ve kuru incir
alabildiğince un


hazırlanışı
margarin sıvı yağ şeker kabartma tozu iyice karıştırılır.un azar azar alınır.incir minik minik doğranır.fındıklar iki üç parçaya bölünür hamurun içine atılır en  son tarçın eklenip yoğrulur.
cevizden büyük parçalar alınır yuvarlanır ısınmış 180 derecede 20 dk pişirilir.

afiyet olsun.....

aniden gelen misafirlere kurabiye yaparım vakit yoksa:)
o yüzden sık sık kurabiye çeşitlerim vardır:)






KİBİR

Büyüklenmek, büyüklük taslamak, ululuk iddia etmek. Kendini başkalarından yüksek görerek onları aşağılamak.

Şeytan'a ait bir özellik olan kibir, onun Hz. Adem'e secde etmesini engellemişti. Cenab-ı Allah bunu Kur'ân-ı Kerim'de şöyle anlatmaktadır:

"(Hz. Adem'e) secde etmekten yalnızca İblis kaçındı. Kibirlendi ve kâfirlerden oldu" (el-Bakara, 2/34).

Küfür ve inkârın en önemli sebebi kibirdir. Bunu Hz. Adem (a.s)'ın kıssasında görmek mümkündür. Nitekim şeytan'ın kibrinden dolayı isyanından sonra, inkâr ve isyan edenlerin çoğu kibir nedeniyle isyan etmişlerdir. Hz. Musa'nın apaçık delilleri karşısında Firavun inkâr etmişti. "Sonra da Musa'yı ve Harun'u, firavun ve topluluğuna mucizelerimizle gönderdik. fakat onlar, kibirlendiler ve suçlu bir kavim oldular" (Yûnus 10/75). Hz. Peygamber (s.a.s) döneminde inkâr eden zengin ve ileri gelen insanlar kibir neticesinde inkar etmişlerdir. Bu durum Kur'an-ı Kerim'de şöyle anlatılmaktadır: "En sonunda da sırt çevirdi. Büyüklük tasladı ve şöyle dedi: "Bu eskilerden kalan bir sihirden başka bir şey değildir" (el-Müddesir, 74/23-24), Zenginlik, ululuk ve makam sahibi olmakla kibrin yakın alakası, Allah Teâlâ'nın beytan'a şu hitabında görülmektedir: "Kibirlendin mi, yoksa kendini yüce mi zannettin?" (Sâd, 38/75),

Kibir inkârda önemli bir rol oynadığından Allah Teâlâ Kur'ân'da kibirden ve bu kelimenin türevleri olan istikbâr, müstekbir ve kibriya'dan sık sık bahsetmektedir,

Hz, Nuh (a.s) oğluna vasiyet ederken "iki şeyden seni menederim, biri şirk diğeri kibirdir" buyurmuştur (Ahmed b. Hanbel, I, 170). Ebu Reyhâne (r,a) Hz. Peygamber (s.a.s)'den şöyle rivayet etmiştir: "Cennete kibirden hiçbir şey giremez". Orada bulunanlardan biri şöyle dedi: "Ey Allah'ın Rasülü! Ben, kamçımın şaklaması ve ayakkabımın sağlamlığı ile güzel görünmekten hoşlanırım, bu kibir midir?" Hz, Peygamber (s.a.s) "Hayır bu kibir değildir. Allah güzeldir güzeli sever Kibir hakkı küçük görmek ve başı gözü ile insanlarla alay etmektir" (Müslim, İman, 47; Ahmed b Hanbel, lV, 133-134) buyurdu. Bu hadis-i şerif hakk karşısındaki alaycılık ve inkârın kibir olduğunu anlatmakla birlikte insanlarla alay etmenin kibirden kaynaklandığına işaret etmektedir. Hz. Peygamber yanında sol eli ile yemek yiyen bir adama "sağınla ye" demiştir. Adam "sağımla yiyemiyorum" deyince Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: "Yiyemez ol; Bu adamın sağıyla yemek yiyemiyorum demesi yalnızca kibrindendir" (Müslim, Eşribe, 107).

Hz. Peygamber (s.a.s) şöyle buyurmuştur: "Kalbinde hardal tanesi kadar iman olan hiç bir kimse cehenneme girmez; kalbinde hardal tanesi kadar tekebbür bulunan hiç bir kimse de cennete giremez" (Müslim, İman, 147, 148, 149; Ebû Dâvud, Libâs, 26; Tirmizi, Birr, 610; İbn Mâce Mukaddime, 9; Zühd, 16), Bu hadis-i şerifin Müslim'in es-Sahih'indeki bab başlığı, "kibrin haram olması ve bunun açıklanması" şeklindedir. Buradan da anlaşılacağı gibi kibir haram olan kötü huylardan birisidir. Hadisteki ifade kibirli insanın cennete giremeyeceğini anlatmaktadır. Ancak buradaki kibir, Allah'a ve Peygamber (s.a.s)'e karşı olan kibirdir. Ahlâkî bir özellik olarak kibir, başkalarını küçük görmek ve onlarla alay etmek anlamıyla düşünülürse bu özellik insanı dinden çıkaran bir özellik değildir. Ancak haramdır, insanı dinden çıkarabilecek fiiller işlenmesine sebep olabilir. Böyle bir özellik sahibi de cehennemde kibrinin cezasını çektikten sonra Allah'ın afv ve mağfiretiyle cennete girecektir, Nitekim bir âyet-i kerime'de Allah Teâlâ: "Biz onların kalblerindeki kin ve hasedi çıkaracağız" (el-Hicr, 15/47) buyurarak, cennete giren insanların kalbinden dünyadaki ahlâkî kusurlarının temizleneceğini anlatmaktadır.

Bu konudaki bir başka hadis-i şerif şöyledir: "Kendini büyük gören yahut kibirli kibirli yürüyen kimse Allah'ın huzuruna, Allah kendisine gazablanmış olarak çıkar" (Ahmed b. Hanbel, II, 118). Bu hadis kibirlinin âhiretteki durumunu gözler önüne sermektedir. Bu tür bir gazab-ı ilâhiye sebep olarak Hz. Peygamber insanın elbisesini sürüyerek çalım satmasını ve kibirlenmesini de göstermiş ve: "Elbisesini kibirle yerde sürüyen kimseye Allah merhamet nazarı ile bakmaz" (Müslim, Libâs, 42) buyurmuştur. Bu hadis-i şerifler ahlâkı bir kusur olan kibrin Allah nezdinde ne derece kötü kabul edildiğini anlatmaktadır. Bir başka kibir şekli olan hakka karşı büyüklenmek ise kâfirlikle bir kabul edilmiş ve lanetlenmiştir. Hz, Peygamber şöyle buyurur: "Mütekebbirler kıyamet gününde, insan yeklinde küçük karıncalar gibi hasredilir. Bütün her taraflarından zillet onları kuşatır..." (Tirmizî, Kıyâme, 47; Ahmed b Hanbel, II, 179).

Hz, Peygamber, kibirlilerin cehenneme gireceğini şöyle anlatmıştır: "Cennet ile cehennem münakaşa ettiler. Cehennem şöyle dedi: "Bana zâlimlerle kibirliler girecek" Cennet onu şöyle cevapladı. "Bana zayıflarla yoksullar girecek" Bunun üzerine Allah (c.c) berikine "Sen benim azabımsın seninle dilediğime azab ederim" buyurdu. Ötekine de "Sen benim rahmetimsin, Seninle dilediğime rahmet ederim Sizin her biriniz için dolu dolu insanlar var" (Müslim, Cenne, 34, 35, 36) buyurdu. Bu konudaki kudsi bir hadis-i şerifte Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır: "Kibriyâ ridam, azâmet izârımdır. Kim bu ikisinden herhangi birinde benimle çekişirse onu cehenneme atarım" (Ebû Dâvud, Libâs, 25; İbn Mâce, Zühd, 16). Hz. Peygamber (s.aş) kibri zemmettiği gibi, kibrin müspet karşıtı olan tevâzuyu da övmüştür. Bir hutbelerinde Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: "Allah azze ve celle bana şöyle vahyetti: Mütevâzî olun, öyle mütevâzî olun ki, biriniz diğerine karşı övünmede bile bulunmasın" (ibn Mâce, Zühd, 16)

İslâm bir ahlâkî kusur olan kibri yasaklamıştır. Böyle bir kibir haramdır, Allah'ın rahmetinden kovulma sebebidir. Ancak bir kibir daha vardır ki Kur'an bunu "Müstekbir" ifadesiyle ifade etmiştir. Müstekbirler Allah'ın arzında bizzat kendi güzelliklerini tesis etmek için gayret gösteren azgınlar ve zorbalardır. Bunlar Allah'ın kullarını kendi köleleri yapmak için Allah'ın dinine karşı büyüklenirler. Allah Teâlâ bu çeşit insanlar için şöyle buyurmaktadır: "İşte âhiret yurdu; Biz onu yeryüzünde büyüklenmeyi ve bozgunculuk çıkarmayı istemeyenlere (armağan) kılarız. (Güzel) sonuç muttakilerindir" (el-Kasas, 28/83). (Ayrıca bk. İstikbar, Müstekbir maddeleri).

Zübeyr TEKKEŞİN
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet Editör

7 Nisan 2010 Çarşamba

MERCİMEKLİ KÖFTE



MALZEMELER
YARIM KG İNCE BULGUR
2 SU BARDAĞI KIRMIZI MERCİMEK
1 ADET PATATES
2 KURU SOĞAN
YARIM DEMET MAYDONOZ
3  4 DAL YEŞİL SOĞAN
2 YEMEK KAŞIĞI SALÇA
2 YEMEK KAŞIĞI İSOT
1 DİŞ SARMISAK
KARABİBER KİMYON SIVI YAĞ TUZ

HAZIRLANIŞI
MERCİMEK VE PATATES BERABERCE HAŞLANIP SUYUYLA BERABER BULGURUN ÜZERİNE DÖKÜLÜP BULGURUN YUMUŞAMASI SAĞLANIR.
DİĞER TARAFTA SOĞANLAR KÜÇÜK KÜÇÜK DOĞRANIR VE YETERİ KADAR SIVI YAĞDA KAVRULUR.SALÇA SUYLA EZİLİP SOĞANLARIN ÜZERİNE EKLENİP KAVURULUR.ALTI KAPATILIR İSOT TUZ VE BAHARATLAR EKLENİR.
BULGURUN ÜZERİNE ALINIR VE YOĞRULUR.MAYDONOZ VE TAZE SOĞANLAR DOĞRANIP KÖFTENİN ÜZERİNE EKLENİR.BİRAZ DAHA YOĞRULUR.
SERVİSE HAZIR AFİYET OLSUN..





HE NEFİS ÖLÜMÜ TADACAKTIR







 
Hz. Aişe validemiz diyor ki; "Ben Hz. Peygamberin, vefatında çektiği ızdırabı gördükten sonra kolay ölmesinden dolayı kimseye gıpta etmem (imrenmem)" Diğer bir rivayette de Hz. Aişe: Rasulullah (S), benim midemle boğaz çukurum arasında (göğsümde) olduğu halde vefat etti. Rasulullah (S) den gördüğüm şeyden sonra, ölümün şiddetini kimse için çirkin saymam." demiştir.


Enbiya Suresi, Ayet 35- "Her nefis ölümü tadacaktır."

Bu ayeti kerime, her mahlukun faniliğini ifade eder. Her insan ölümü tattığı gibi, neticede şu dünyamız da ölümü tadacaktır. Dünyanın ölümüne kıyamet diyoruz.

Zümer suresi 68. ayette sura iki defa üfürülmekten bahsedilir. Birinci üfürülüşte Allah’ın diledikleri dışında göklerde ve yerde olanların hepsi ayağa kalkacaktır. Ayette istisna edilenler, rivayetlere nazaran dört büyük melek olan Cebrail Mikail Azrail İsrafil’dir. Bazı rivayetlerde “hamele-i arş” adı verilen meleklerin de bu istisnaya dahil kılındığını görürüz.

Mümin suresi 16. ayetin açıklamasında şu rivayete yer verilir.

Cenab-ı Hak kıyametin kopmasından sonra “bugün mülk kimin” diye sorar. Cevap verecek olmadığından kendisi “Vahid-Kahhar olan Allah’ın” der.

“Allah’a bakan vecih dışında her şey helak olucudur.” ayeti de bu meyanda zikredilebilir. (Kasas, 88)

Ölüm olayı, ruhun ölmesi değil bedenden ayrılması olayıdır. Kıyamet kopuncaya kadar ruhlar berzah hayatı denilen bir hayat mertebesinde hayatlarını devam ettirirler. Kıyamet ile mümit ismi azamı tecelli ile tecelli eder. Ardından sura ikinci üfürülüş ile bedenler ruhlara iade edilir. Mahşer meydanında tüm insanlar toplanır.

Doç. Dr. Şadi Eren
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet Editör

6 Nisan 2010 Salı

POĞAÇA








"""KÜÇÜK BİR SÖZ YAKARSA İÇİNİ,, DOST BİLDİKLERİN ANLAMAZSA SENİ... BOŞVER DÖKME İÇİNİ,, KOY ALNINI SECDEYE ,, AL ELİNE TESBİHİ... VALLAH' İ O 'NDAN BAŞKASI ANLAMAZ SENİ...""""


MALZEMELER
YARIM PAKET MARGARİN
1 ÇAY BARDAĞI SIVI YAĞ
YARIM ÇAY BARDAĞI SÜT
YARIM ÇAY BARDAĞI YOĞURT
1 YUMURTA (BEYAZI İÇİNE)
1 PAKET KABARTMA TOZU
ALABİLDİĞİNCE UN
HAŞHAŞ

İÇ MALZEME
TEREYAĞ
TULUM PEYNİRİ
MAYDONOZ

HAZIRLANIŞI
SIVI MALZEMELERİ VE KABARTMA TOZUNU KARIŞTIR UNU YAVAŞ YAVAŞ İLAVE EDEREK OLDUKÇA YUMUŞAK BİR HAMUR ELDE ET (ELE YAPIŞMAYAN) LİMON BÜYÜKÜĞÜNDE BEZELER AL ELLE YUVARLAK ŞEKİLDE AÇ ÜZERİNE FIRÇA YARDIMIYLA TEREYAĞ SÜR...DİĞER BEZELERİ AYNI ŞEKİLDE YAP VE 15 DK BEKLET.SONRA PEYNİR VE MAYDONOZLU HARÇTAN İÇLERİNE KOYUP YUVARLAK ŞEKİLDE KAPAT.KAPATILAN YERLERİ AŞAĞI GELECEK ŞEKİLDE YAĞLI KAĞIT SERİLMİŞ TEPSİYE DİZ.YUMURTA SARISI SÜR HAŞHAŞ TOHUMU SERP 200 DERECEDE KIZARANA KADAR PİŞİR.
AFİYET OLSUN....

5 Nisan 2010 Pazartesi

F I N D I K L I K U R A B İ Y E



Şüphesiz ALLah, adaLeti, iyiLik yapmayı, yakınLara yardım etmeyi emreder; hayasızLığı, fenalık ve azgınLığı da yasakLar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.” (Nahl: 16/90)






MALZEMELER
1 PAKET MARGARİN
1 ÇAY BARDAĞI SIVI YAĞ
1 SU BARDAĞI PUDRA ŞEKERİ
ALABİLDİĞİNCE UN 
YARIM SU BARDAĞI KIYILMIŞ FINDIK
2 YEMEK KAŞIĞI NİŞASTA


HAZIRLANIŞI
MARGARİN SIVI YAĞ PUDRA ŞEKERİ İYİCE KARIŞTIRILIR.KIYILMIŞ FINDIK VE NİŞASTA EKLENİP YOĞRULUR.MARGARİN İYİCE EZİLİR NİŞASTAYA.
UN AZAR AZAR İLAVE EDİLİP KULAK MEMESİ YUMUŞAKLIĞINDA YOĞRULUR.
CEVİZDEN BÜYÜK PARÇALAR KOPARTILIP YUVARLANIR.ÜZERİNE BİRER FINDIK BATIRILIR.180 DERECE 15 DK PİŞİRİLİR.ÜZERİ KIZARMADAN FIRINDAN ALINIR.HAVA ALACAK Bİ YERDE DİNLENDİRİLİR.ILINCA BOL PUDRA ŞEKERİ SERPİLİR.
FIRINDAN ÇIKINCA PİŞMEDİ DİYE ENDİŞELENMEYİN.ODA SICAKLIĞINDA BEKLEDİKÇE İÇİNİ ÇEKİYOR..
A F İ Y E T  O L S U N....








3 Nisan 2010 Cumartesi

TARÇINLI PASTA








 




 



 



MALZEMELER

PANDİSPANYA İÇİN

3 YUMURTA
3 FİNCAN ŞEKER

1 FİNCAN SÜT
1 FİNCAN SIVI YAĞ
1 PAKET KABARTMA TOZU
2 YEMEK KAŞIĞI KAKAO
4 FİNCAN UN

İÇ KREMA
2 PAKET KREM ŞANTİ
1.5 SU BARDAĞU SÜT
1 YEMEK KAŞIĞI ŞEKER
1 PAKET VANİLYA
YARIM LİMON KABUĞU RENDESİ
YARIM PORTAKAL KABUĞU RENDESİ
KURU MEYVE
CEVİZ
DAMLA ÇİKOLATA

ÜZERİ İÇİN
1.5  SU BARDAĞI SÜT
4 YEMEK KAŞIĞI ŞEKER
3 YEMEK KAŞIĞI KAKAO
2 TATLI KAŞIĞI MISIR NİŞASTASI
1 PAKET  VANİLYA
1 TATLI KAŞIĞI MARGARİN

2 YEMEK KAŞIĞI TARÇIN


HAZIRLANIŞI
PANDİSPANYA MALZEMESİ SIRASIYLA EKLENEREK ÇIRPILIR.
YUVARLAK YAĞLANMIŞ KALIBA DÖKÜLÜP 180 DERECEDE PİŞİRİLİR.
ILINDIKTAN SONRA ORTADAN İKİYE KESİLİR.

KREM ŞANTİ ŞEKER  VE VANİLYA EKLENEREK İYİCE ÇIRPILIR.LİMON KABUĞU VE PORTAKAL KABUĞU RENDESİ DE EKLENİP BİR KAÇ DAKİKA DAHA ÇIRPILIR.BUZDOLABINDA 1 SAAT BEKLETİLİR.

SÜT ŞEKER NİŞASTA KAKAO KARIŞTIRILARAK PİŞİRİLİR.
ALTINI KAPATIP MARGARİN VE VANİLYA EKLENİR.SÜREKLİ KARIŞTIRARAK SOĞUTULUR.BUZDOLABINA KALDIRILIR.


PANDİSPANYANIN KATINI KAKAOLU KREMA SICAKKEN YETERİ MİKTARDA ISLATILIR.DİĞER KATTA AYNI ŞEKİLDE ISLATILIR.BEKLETİLİR.
BİR KATINA KREM ŞANTİN( 5 YEMEK KAŞIĞI KADAR AYRILIR) DÖKÜLÜR.KALIN BİR TABAKA OLACAK.CEVİZ KURU MEYVE VE DAMLA ÇİKOLATA KREM ŞANTİNİN ÜZERİNE SERPİŞTİRİLİR.

DİĞER KATLA KREMANIN ÜZERİ KAPATILIR.
AYIRDIĞIMIZ KREM ŞANTİ İNCE TABAKA OLARAK PASTANIN HER TARAFINA SÜRÜLÜR.
KAKAOLU HARC PASTANIN ÜZERİNE YAVAŞ YAVAŞ DÖKÜLÜR.KAŞIKLA DÜZELTİLİR
TARÇIN SERPİLİR.BUZDOLABINDA BEKLETİLİR.AFİYET OLSUN..


TARÇIN ÇOK YAKIŞTI BU PASTAYA...


Bir Söz
Üç kişiyi Allah sevmez.
1- harab olmuş, yıkılması söz konusu olan evde konaklayan kişi
2- sel yolunda konaklayan kişi
3- Hayvanını başıboş salıp da sonra onu koruması için Allaha dua eden kişi.
[Hadis-i Şerif]

2 Nisan 2010 Cuma

KEDİDİLİ BİSKÜVİLİ TATLI


“Günlerinizin en değerlisi Cuma günüdür. O günde Adem yaratılmış ve o günde ruhu kabzedilmiştir. Sûra üfürme o gündür, kıyamet o gündür. O günde bana çokça salavat getirin. Zira sizin salavatınız bana arzolunur.
 


 

MALZEMELER

1 PAKET KEDİDİLİ BİSKÜVİ

BİSKÜVİLERİN  ÜZERİNİ ISLATMAK İÇİN 
1,5  SU BARDAĞI SU
YARIM SU BARDAĞI ŞEKER

KREMASI İÇİN 
2 SU BARDAĞI SÜT
2 ÇAY BARDAĞI ŞEKER
1 YUMURTA
2 ÇAY BARDAĞI UN
VANİLYA
1 TATLI KAŞIĞI MARGARİN



ÜZERİ İÇİN
2 PAKET KREM ŞANTİ
2 SU BARDAĞI SÜT


HAZIRLANIŞI
BİSKÜVİLER DİKTÖRGEN BİR KALIBA DİZİLİR.
ILIK SUDA ŞEKER ERİTİP BİSKÜVİLERİN ÜZERİNE KAŞIKLA DÖKÜLÜR.

KREMA İÇİN VANİLYA VE MARGARİN HARİÇ TÜM MALZEMELER KARIŞTIRILARAK PİŞİRİLİR.OCAKTAN ALINIP MARGARİN VE VANİLYA EKLENİP MİKSERLE İYİCE KARIŞTIRILIR. SOĞUDUKTAN SONRA BİSKÜVİLERİN ÜZERİNE KALIN BİR TABAKA HALİNDE DÖKÜLÜR.

KREMŞANTİ ÇIRPILIR VE KREMANIN ÜSTÜNE YİNE KALIN BİR TABAKA HALİNDE DÖŞENİR.
ÜZERİNE ANTEP FISTIĞI VE TARÇIN SERPİLİP BUZDOLABINDA 4 5 SAAT DİNLENDİRİLİR.
DİLİMLENEREK SERVİS EDİLİR.

AFİYET OLSUN...


HERKESE HAYIRLI CUMALAR İNŞALLAH...RABBİM HERKES HAKKINDA  İSTEDİKLERİNİN HAYIRLISINI VERSİN..


Peygamberimizin yeme içme adabı:

Allah, insanı adeta bütün varlıkların merkezine yerleştirmiş. Canlı ve cansız her şeyi onun etrafında pervane etmiş. İnsanlık aleminin merkezine de rızkı koymuş. Tüm insanları rızkın etrafında döndürüyor. İnsana verilen bunca yetki ve gösterilen bunca özenin de, rızka muhtaç yaratılıp bir ömür boyu onun peşinden koşturulmasının da temel amacı şükürdür. Şükür, muhtaç olduğumuz maddî ve manevî her türlü rızkın kimin tarafından gönderildiğini bilmek, O'na yürekten minnettarlık duymak, bunu yeri geldiğinde ifade etmek, sağladığı her türlü imkan ve enerjiyi O'nu hoşnut edecek şekilde kullanmaktır.

Bu temel ölçüyle, yeme içme adabının ana hatları ortaya çıkar. O da, istifade edeceğimiz bir nimeti, elimize aldığımız bir rızkı Allah'ın adıyla yemeye başlamak; nimete saygılı olmak, taşıdığı sanat incelikleri üzerinde tefekkür, yedikten sonra da Allah'a hamd etmektir.

İkinci önemli adabı, yeyip içtiklerimizin helalden olmasıdır. Bu da hem dinen kullanımı yasak olmaması, hem de hakkımız olmasına bağlıdır. İslamî usullerle kesilmemiş hayvan eti, domuz ve diğer yenmeyen canlılardan beslenmek ve şarap içmek yasak olanlara örnektir. Allah'ın yer yüzünde bizim için serdiği nimet sofrası gerçekten çok geniştir. Helal olanlar, yasaklardan mukayeseye gelmeyecek kadar fazladır. Yasak edilenler de, bildiğimiz ve bilemediğimiz zararlarından dolayıdır. Helal dairesi her türlü ihtiyaç ve arzumuza yetecek kadar geniştir. Harama girmeye hiç gerek yoktur. Aslında helal olmakla birlikte, başkalarının hakkı olan şeylerin, rızaları alınmadan yenilip içilmesi de haramdır.

Konunun diğer temel bir adabı da, yeyip içerken, aşırıya kaçmamaktır. Fazla kullanım gibi, gereğinden az kullanım da doğru değildir. Bu hem tıbben, hem de ahlakî açıdan uygun görülmemiştir. İbadet düşüncesiyle de olsa gereğinden az beslenmek doğru değildir. Peygamberimiz, ömür boyu her gün oruç tutmayı uygun görmemiştir. Ayrıca, midenin üçte birinin yemeğe, üçte birinin suya ayrılmasını, diğer üçte birinin ise boş bırakılmasını tavsiye etmiş, tıka basa yemeyi onaylamamıştır. İyice acıkmadan sofraya oturulmamasını, oturunca da tam olarak doymadan kalkmasını tavsiye etmiştir.

Peygamberimiz, bu konuda da bizim için güzel bir örnektir. Hadis kitaplarından öğrendiğimize göre, onun sofrası çok çeşitli yemeklerden meydana gelen zengin bir sofra değildi. Sade bir hayat yaşadığı için sofrası da sadeydi. O, yemek için yaşamaz, yaşamak için yerdi. Eve geldiğinde yemek yoksa bunu problem etmez, bazen bir iki hurma ile yetindiği olurdu.

Hz. Peygamber, günde iki kere yemek yerdi. Az yemeyi tavsiye ederdi. Haram olan yiyecek ve içecekler hâriç, diğer yiyecekleri yerdi. Sadece et veya sadece sebze yemek gibi tek yönlü beslenmezdi. Bazı yemekleri daha çok sevse de, hiçbir yemek için "sevmiyorum" ifadesini kullanmazdı. Yemek davetlerine katılırdı. Yemeğe başlamadan önce ve yemekten sonra ellerini yıkardı. Besmele ile başlar, uygun ve kısa bir dua ile bitirirdi. Sağ eliyle yerdi. Sol eliyle yiyenleri ikaz ederdi. Ortaya konulmuş yemeğin, kendi önüne gelen kısmından yerdi. Yemek yerken sağa, sola dayanmaz, yaslanarak yenilmemesini tavsiye ederdi. Yüzü koyun uzanarak yemek yemeyi yasaklardı. Yemeğin israf edilmesini menederdi. Soğan, sarımsak gibi kokusu başkalarını rahatsız eden yiyecekleri yedikten sonra toplum içine girmeyi hoş karşılamazdı. Yemeğe ve suya üflemeyi yasaklardı. Yemeğin çok sıcak yenmemesi gerektiğini söylerdi. Yemek ve su kaplarının ağzını kapatmayı tavsiye ederdi. Aile fertlerinin yemeği bir arada yemelerini tavsiye eder ve beraber yenen yemeğin bereketli olduğunu belirtirdi. Aşırıya kaçmadan konuşup sohbet ederdi.

Bu ve benzeri sünnetlerinden hareketle yeme içme adabı şöylece sayılmıştır:

1. Yemekten evvel ve sonra elini yıkamak,

2. Yemeği kendi önünden almak,

3. Sağ eliyle yemek,

4. Lokmayı ağza göre almak ve iyice çiğnedikten sonra yutmak,

5. Lokmayı yutmadıkça ikinci lokmaya el uzatmamak ağzında lokma ile konuşmamak, 6. Suyu içmeden evvel bardağa bakmak,

7. Suyu bir solukta içmemek,

8. Bardağın içine nefes vermemek,

9. Başkalarını tiksindirecek söz ve hareketten kaçınmak,

10. Başkasının lokmasına ve yediğine bakmamak,

11. Lokmayı ağzına korken kafasını tabağa doğru uzatmamak,

12. Yemekte israf etmemek, lokmasını ve aldığı yemeği bitirmek,

13. Ağzından bir şey çıkarmak gerektiğinde yüzünü sofradan çevirmek ve sol eli ile almak,

14. Dişleriyle koparmış olduğu lokmayı yemeğe batırmamak.

15. Helâlinden, temiz yemek ve Allah'a şükretmek,

16. Sofra sahibiyse, utanmamaları için herkes yeyip bitirmedikçe sofradan el çekmemek ve kalkmamak (az yiyen biriyse ağır yemeli ve yer gibi davranmalı),

17. Önce yaşça veya mevkîce büyük olanın başlaması,

18. Mecbur kalmadıkça sokaklarda yemek yememek.

Selam ve dua ile...
SORULARLA İSLAMİYET EDİTÖR DEN ALINTIDIR...



1 Nisan 2010 Perşembe

TUZLU KURABİYE



MALZEMELER

1 PAKET ODA ISISINDA MARGARİN
1 ÇAY BARDAĞI SIVI YAĞ
1 YEMEK KAŞIĞI YOĞURT
2 YEMEK KAŞIĞI ELMA SİRKESİ
2 YEMEK KAŞIĞI PUDRA ŞEKERİ
1 TATLI KAŞIĞI TUZ
ALABİLDİĞİNCE UN

 ÜZERİN İÇİN
1 YUMURTA SARISI
ÇÖREK OTU

HAZIRLANIŞI
UN HARİÇ TÜM MALZEME KARIŞTIRILIP İYİCE KARIŞTIRILIR.
UN AZAR AZAR ALINIP KULAK MEMESİ YUMUŞAKLIĞINDA HAMUR YAPILIR.HAMURDAN CEVİZ BÜYÜLÜĞÜNDE PARÇALAR ALINIP ŞEKİL VERİLİR.
ÜZERİNE YUMURTA SARISI SÜRÜP ÇÖREK OTU SERPİLİR.
180 DERECEDE 20 25 DK KIZARANA DEK PİŞİRİLİR.
AFİYET OLSUN.

NOT: FIRINDAN ÇIKARDIKTAN SONRA KURABİYELER SOĞUYANA KADAR HAVA ALACAK ŞEKİLDE ÜZERİ AÇIK OLARAK TEPSİDE BEKLETİRSENİZ DAHA GEVREK VE LEZZETLİ OLUR.
SEVGİLER.



Bir Söz
Hz. Cabir´den: "Hiçbir mü´min erkek, hiçbir mü´mine kadına kızıp darılmasın. Eğer onun bir huyundan hoşlanmazsa, diğer bir huyundan memnun olabilir."
[(Müslim/Rada 61) ]




31 Mart 2010 Çarşamba

PEYNİRLİ BÖREK

Bir Söz
"Kim ki gözünü yabancıdan çekmek, kendini nâmahremden korumak ve akrabalık hakkını gözetmek üzere evlenirse, Allahü Teâlâ (bu evlenmede) o erkeği o kadınla ve o kadını da o erkekle mutlu eder."
[(Tergib ve Terhib) ]

MALZEMELER
1 KG UN
ILIK SU TUZ SİRKE

İÇ MALZEMESİ
SIVI YAĞ PEYNİR MAYDONOZ

ÜZERİ İÇİN
 YUMURTA ÇÖREK OTU

HAZIRLANIŞI
UN YETERİ KADAR ILIK SU TUZ 2 YEMEK KAŞIĞI ELMA SİRKESİYLE KULAK MEMESİ YUMUŞAKLIĞINDA HAMUR YAPILIR.1 SAAT DİNLENDİRİLİR.

DİNLENEN HAMURDAN LİMON BÜYÜKLÜĞÜNDE BEZELER ALINIP UN YARDIMIYLA ÇOK İNCE AÇILIR.
AÇILAN YUFKANIN HER TARAFINA SIVI YAĞ SÜRÜLÜR.PEYNİRLİ HARÇTAN YUFKANIN HER TARAFINA YETERİ KADAR SERPİLİR.RULO ŞEKLİNDE SARILIR VE KENDİ ETRAFINDA TEKRAR YUVARLANIP YAĞLANMIŞ TEPSİYE DİZİLİR.DİĞER YUFKALAR DA AYNI ŞEKİLDE YAPILIP  TEPSİDE Kİ İLK YUFKANIN ETRAFINDADOLANIR.DİĞERLERİDE BİRBİRİNİN ARDINA DOLANIR.
YUMURTA SARISI SÜRÜLÜP ÇÖREK OTU SEPİLİR.180 DERECEDE KIZARANA KADAR PİŞİRİLİR.
AFİYET OLSUN..


tarafından hazırlanmış olan
57.PORSELEN DEMLİK ÇAY SAATİ ETKİNLİĞİ'NE
1 NİSAN 2010-15 NİSAN 2010
TARİHLERİ ARASINDA
http://humeyraninyeri.blogspot.com/ yolluyorum.kolaylıklar diliyorum.hümayracım.


B U N L A R D A İ L G İ N İ Z İ Ç E K E B İ L İ R!!!!!!!!

Related Posts with Thumbnails